
E-ticarete atılırken hangi şirket türünü seçeceğiniz sorusunun tek bir doğru cevabı yok; bu tamamen sizin hedeflerinize ve işinizin mevcut ölçeğine bağlı bir karar. Eğer küçük adımlarla başlıyor ve maliyetleri en altta tutmak istiyorsanız, şahıs şirketi genellikle en mantıklı yoldur. Ancak aklınızda daha büyük hedefler, olası ortaklıklar ve kurumsal bir yapı varsa, limited şirket çok daha sağlam bir temel sunar. Bu ayrım, karar sürecinizin ilk adımı diyebiliriz.
E-ticaret yolculuğunuzda vereceğiniz en temel ve stratejik kararlardan biri, işinizi üzerine inşa edeceğiniz yasal yapıyı, yani şirket türünü doğru belirlemektir. Bu seçim, basit bir formaliteden çok daha fazlası. Vergisel yükümlülüklerinizden yasal sorumluluklarınıza, büyüme potansiyelinizden yatırımcılar gözündeki imajınıza kadar her şeyi doğrudan etkiler. Aslında bu kararla, iş modelinizin ne kadar esnek olacağını ve gelecekteki manevra alanınızı da en başından çizmiş olursunuz.
Doğru yapıyı seçmek, finansal sağlığınızı korumanın ve yasal riskleri minimuma indirmenin de anahtarıdır. Örneğin, başlangıçta çok cazip görünen bir yapı, gelirleriniz arttıkça sizi vergi açısından dezavantajlı bir konuma sokabilir. Aynı şekilde, tek başınıza çıktığınız bu yolda işinizi gören bir model, yarın bir ortak veya yatırımcıyı oyuna dahil etmek istediğinizde yetersiz kalabilir.
Türkiye’de e-ticaret girişimcilerinin en çok yöneldiği üç temel şirket yapısı var. Her birinin kendine has avantajları ve tabii ki bazı sınırlılıkları mevcut:

Bu yapıların e-ticaret dünyasındaki dağılımına baktığımızda, girişimcilerin genel eğilimini net bir şekilde görebiliyoruz. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de e-ticaretle uğraşan 600 binden fazla işletmenin %78,6’sı şahıs işletmesi. Onu %17,8 ile limited şirketler ve %3,6 ile anonim şirketler izliyor. Bu rakamlar bile, özellikle sektöre yeni girenler için şahıs şirketinin ne kadar pratik ve erişilebilir bir başlangıç noktası olduğunu açıkça gösteriyor. Konuyla ilgili daha fazla rakam ve analize Türkiye’de e-ticaretin görünümü raporundan ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki tablo, bu üç şirket türünün en temel farklarını hızlıca görmenize yardımcı olacak.
| Özellik | Şahıs Şirketi | Limited Şirket (LTD) | Anonim Şirket (AŞ) |
|---|---|---|---|
| Kuruluş Hızı ve Maliyeti | Hızlı ve en düşük maliyetli | Orta hızda ve daha yüksek maliyetli | Yavaş ve en yüksek maliyetli |
| Yasal Sorumluluk | Sınırsız (Tüm kişisel mal varlığı risk altında) | Sınırlı (Ortakların sermayesi kadar) | Sınırlı (Ortakların sermayesi kadar) |
| Vergilendirme | Artan oranlı Gelir Vergisi (%15-%40) | Sabit Kurumlar Vergisi | Sabit Kurumlar Vergisi |
| Ortaklık Yapısı | Tek kişi | En az 1, en fazla 50 ortak | En az 1, ortak sınırı yok |
| Ticari İtibar | Daha düşük | Orta / Yüksek | En yüksek |
E-ticaret dünyasına en az maliyet ve bürokrasiyle giriş yapmak isteyenler için şahıs şirketi, genellikle en mantıklı ilk adımdır. Karmaşık prosedürler veya yüksek noter masrafları olmadan, çoğu zaman birkaç gün içinde fatura kesmeye başlayabilirsiniz. Bu yapı, özellikle tek başına yola çıkan veya iş fikrini düşük riskle test etmek isteyen girişimciler için biçilmiş kaftandır.

Kuruluş sürecinin bu kadar basit olması, şahıs şirketini öne çıkaran en önemli faktör. Limited veya anonim şirketlerdeki gibi ticaret odası kaydı, sermaye blokesi ya da ana sözleşme hazırlığı gibi adımlarla uğraşmak zorunda kalmazsınız. Bu durum, hem zamandan hem de başlangıç sermayenizden ciddi anlamda tasarruf etmenizi sağlar.
Ayrıca, muhasebe ve defter tutma giderleri de sermaye şirketlerine kıyasla belirgin şekilde daha ekonomiktir. E-ticarete yeni başladığınız ve nakit akışının hayati olduğu ilk aylarda bu durum size finansal olarak nefes aldırır.
Şahıs şirketi kurmanın maliyet avantajları çok net, ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Bu yapının en kritik iki dezavantajı vergilendirme sistemi ve yasal sorumluluk ilkesidir. Bu iki konu, işiniz büyüdükçe karşınıza çıkacak en büyük engeller olabilir.
İlk olarak vergi meselesini ele alalım. Şahıs şirketleri, kazancınız arttıkça oranı yükselen gelir vergisi dilimlerine tabidir. Sistem tam olarak şöyle işler:
Karar Anı: E-ticaret geliriniz sizi en üst vergi dilimlerine yaklaştırdığı anda, şahıs şirketinin vergi avantajı bir anda dezavantaja dönüşür. İşte bu, genellikle limited şirkete geçiş yapmayı düşünmeniz gereken kritik bir eşiktir.
Şahıs şirketinin belki de en çok gözden kaçırılan riski, sınırsız sorumluluk ilkesidir. Bu ilke, hukuki olarak şirket ile sahibinin tek ve aynı kişi olduğu anlamına gelir. Yani, şirketin herhangi bir borcu (tedarikçiye, bankaya veya vergi dairesine olan borçlar) doğrudan sizin kişisel borcunuz sayılır.
Bu ne demek? Eğer şirket borçlarını ödeyemez duruma gelirse, alacaklılar sadece şirketin varlıklarına değil, aynı zamanda sizin kişisel mal varlığınıza da (ev, araba, bankadaki paranız vb.) yasal olarak el koyabilir. Özellikle yüksek stok maliyetiyle çalışan veya büyük ticari anlaşmalar yapan e-ticaret girişimleri için bu risk çok dikkatli değerlendirilmeli. Oysa limited şirketlerde sorumluluğunuz, yalnızca şirkete koyduğunuz sermaye ile sınırlıdır ve kişisel varlıklarınız tamamen güvence altındadır.
Tüm bu süreci daha iyi anlamak ve adımları netleştirmek isterseniz, online şahıs şirketi kurma rehberimize göz atarak çok daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Bu kaynak, size pratik adımlarla yol gösterecektir.
Özetle, şahıs şirketi e-ticaret için harika bir başlangıç rampasıdır. Ancak büyüme hedeflerinize ve risk toleransınıza göre bu rampadan ne zaman ayrılıp bir sonraki seviyeye geçmeniz gerektiğini iyi planlamanız gerekir.

E-ticaret işiniz belli bir ciroya ulaşıp kendini kanıtladıktan sonra, bir sonraki mantıklı adım genellikle kurumsal bir kimlik kazanmak ve büyümeyi daha sürdürülebilir bir yapıya oturtmaktır. İşte tam bu noktada limited şirket (LTD), şahıs şirketinin sunduğu esnekliğin ötesine geçerek daha sağlam ve prestijli bir temel sunar. Bu geçiş sadece bir isim değişikliği değil, aynı zamanda işinizin geleceğine yönelik atılmış stratejik bir yatırımdır.

Limited şirket, adından da anlaşıldığı gibi, ortakların sorumluluğunu “sınırlı” tutar. Şahıs şirketindeki o korkutucu sınırsız sorumluluğun aksine, burada kişisel mal varlığınız tamamen güvence altındadır. Şirketin olası bir borcu karşısında sizin tek sorumluluğunuz, şirkete koymayı taahhüt ettiğiniz sermaye miktarı kadardır. Bu özellik, e-ticarette yüksek stoklarla çalışan veya büyük ticari anlaşmalar yapan girişimciler için adeta bir can simididir.
Limited şirketin en cezbedici yanlarından biri de vergilendirme sistemidir. Şahıs şirketindeki gibi gelire göre artan (%15-%40) ve insanı strese sokan vergi dilimleri yerine, sabit oranlı kurumlar vergisine tabidir. Bu durum, özellikle kârlılığı hızla artan e-ticaret işletmeleri için muazzam bir finansal öngörülebilirlik ve avantaj demektir.
Yüksek cirolara ulaştığınızda, şahıs şirketinde ödeyeceğiniz vergi oranı, limited şirketin kurumlar vergisi oranını fersah fersah aşabilir. Sabit oran sayesinde yıl sonunda ne kadar vergi ödeyeceğinizi net bir şekilde hesaplayabilir, kâr-zarar analizi ve yatırım planlamasını çok daha sağlam bir zeminde yapabilirsiniz. Hangi noktada şahıs şirketinden limited şirkete geçişin daha mantıklı olduğunu merak ediyorsanız, şahıs ve limited şirket karşılaştırma yazımızda bu konuyu detaylı rakamlarla masaya yatırdık.
Stratejik Avantaj: Sabit kurumlar vergisi, sadece daha az vergi ödemek anlamına gelmez. Aynı zamanda, şirketin kasasında kalan net kârı artırarak yeniden yatırım yapma, stokları güçlendirme veya pazarlama bütçesini genişletme gibi büyüme hamleleri için size daha fazla finansal güç kazandırır.
E-ticarette marka bilinirliği ve güvenilirlik her şeydir. Limited şirket statüsü, bankalar, tedarikçiler, iş ortakları ve potansiyel yatırımcılar nezdinde size anında daha kurumsal ve güvenilir bir imaj kazandırır. Bunun günlük hayattaki yansımaları ise oldukça somuttur:
Türkiye’de kurulan şirketlerin önemli bir bölümünün ticaret sektöründe yer aldığını görüyoruz. Limited şirketler, bu yapı içinde hem kurumsal güvenilirlik sunması hem de şahıs şirketlerine kıyasla daha esnek büyüme imkanları tanıması nedeniyle e-ticaret girişimcileri tarafından sıkça tercih ediliyor. Özellikle sermaye artışı ve ortaklık yapısı gibi konularda sunduğu esneklik, büyümeyi hedefleyen işletmeler için kritik öneme sahip.
Kısacası, limited şirket kurmak şahıs şirketine göre daha maliyetli ve prosedürleri daha detaylı olsa da, e-ticaret işinizi bir üst lige taşımak, markanıza değer katmak ve uzun vadeli hedeflere ulaşmak için atılması gereken en stratejik adımlardan biridir.
“E-ticaret için hangi şirket türü en iyisi?” Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. En doğru yanıtı bulmak, tüm seçenekleri sizin önceliklerinize göre masaya yatırmaktan geçiyor. Her yapının maliyet, vergi ve sorumluluk gibi alanlarda sunduğu avantajlar ve dezavantajlar var. Bunlar sizin iş modelinize, risk alma eğiliminize ve büyüme hedeflerinize göre bambaşka anlamlar kazanabilir.
Bu bölümde şahıs, limited ve anonim şirketleri en temel farklarıyla ele alarak bu kritik karar sürecinizi biraz daha netleştireceğiz. Amacımız sadece teorik bilgi vermek değil; e-ticaret operasyonunuzun farklı aşamalarında karşınıza çıkabilecek pratik durumları da hesaba katmak. Çünkü başlangıçta çok cazip gelen bir seçenek, işler büyüdüğünde ayağınıza dolanan bir engele dönüşebilir. Bu yüzden her kritere uzun vadeli bir gözle bakmak şart.
E-ticarete ilk adımı atarken bütçeyi sarsmamak, en önemli önceliklerden biri. İşte bu noktada şahıs şirketi açık ara öne çıkıyor. Kuruluş süreci hem çok basit hem de hızlı. Noter masrafı, ticaret odası kaydı gibi sermaye şirketlerine özgü yüklü maliyetler olmadan, oldukça düşük bir bütçeyle işe başlayabilirsiniz.
Diğer yanda ise limited ve anonim şirketler var. Daha kurumsal bir kimlik sundukları için kuruluş süreçleri de doğal olarak daha kapsamlı ve maliyetli. Ana sözleşmenin hazırlanması, ticaret siciline tescil, noter onayı ve tabii ki asgari sermaye zorunluluğu gibi adımlar hem zaman hem de ciddi bir finansal yatırım gerektiriyor.
Vergilendirme, belki de bu seçimin en stratejik ve can alıcı noktası. Şahıs şirketleri, kârınız arttıkça oranı da yükselen kademeli gelir vergisi sistemine tabidir. Bu oran %15‘ten başlar ve kârınıza göre %40‘a kadar tırmanır. Düşük cirolarda bu durum avantajlıyken, işler büyüyüp kârınız arttığında ciddi bir vergi yüküyle karşı karşıya kalırsınız.
Limited ve anonim şirketler ise sabit oranlı kurumlar vergisi öder. Yani kârınız ne kadar artarsa artsın, ödeyeceğiniz verginin oranı değişmez. Yıllık kârınız belirli bir eşiği aştığında, limited şirketin ödeyeceği toplam vergi, şahıs şirketine kıyasla çok daha avantajlı hale gelir.
Pratik Bir Örnek: Yıllık kârınızın 200.000 TL olduğunu düşünelim. Şahıs şirketinde bu kârın önemli bir kısmı daha yüksek vergi dilimlerine takılacaktır. Limited şirkette ise tamamı sabit kurumlar vergisi oranı üzerinden vergilendirilir. İşte bu kâr eşiği, genellikle şahıs şirketinden limited şirkete geçiş için en güçlü sinyaldir.
Şirketinizin borçlarına karşı kişisel sorumluluğunuz, belki de aradaki en keskin fark. Şahıs şirketinde, şirket ile sahibi hukuken tek bir varlık olarak görülür. Bunun anlamı çok net: şirketin herhangi bir borcundan dolayı tüm kişisel mal varlığınızla sınırsız sorumlu olursunuz.
Limited ve anonim şirketler ise birer “sermaye şirketi” olduğu için burada durum tamamen farklı. Ortakların sorumluluğu, sadece şirkete koymayı taahhüt ettikleri sermaye miktarıyla sınırlıdır. Yani, şirketin borçları sizin kişisel varlıklarınıza (ev, araba vb.) dokunamaz. Bu, ticari riskleri özel hayatınızdan ayıran çok değerli bir güvencedir.
Aşağıdaki görsel, limited ve anonim şirketlerin sermaye ve ortaklık yapısı gibi temel farklarını net bir şekilde özetliyor.

Grafikten de anlaşıldığı gibi, anonim şirket daha yüksek sermaye gereksinimi ve sınırsız ortaklık imkanıyla büyük ölçekli operasyonlar için tasarlanmış. Limited şirket ise daha ulaşılabilir bir sermayeyle kurumsal yapının getirdiği güvencelerden faydalanma imkanı sunuyor.
E-ticarette güven her şeydir. Limited veya anonim şirket statüsü; bankalar, tedarikçiler ve potansiyel yatırımcılar gözünde şahıs şirketine göre çok daha yüksek bir ticari itibar ve güvenilirlik sinyali verir.
Tüm bu temel farkları bir araya getirdiğimizde, her şirket türünün farklı ihtiyaçlara ve hedeflere hizmet ettiği açıkça görülüyor.
Şimdi bu üç şirket türünün temel özelliklerini bir tabloda özetleyelim. Bu tablo, karar verme sürecinde hızlı bir referans noktası olarak işinize yarayacaktır.
| Özellik | Şahıs Şirketi | Limited Şirket (LTD) | Anonim Şirket (AŞ) |
|---|---|---|---|
| Kuruluş Maliyeti | Düşük | Orta | Yüksek |
| Vergi Oranı | Kademeli Gelir Vergisi (%15-%40) | Sabit Kurumlar Vergisi | Sabit Kurumlar Vergisi |
| Yasal Sorumluluk | Sınırsız (Tüm kişisel varlıklarla) | Sınırlı (Taahhüt edilen sermaye ile) | Sınırlı (Taahhüt edilen sermaye ile) |
| Asgari Sermaye | Zorunlu değil | 2024 itibarıyla 50.000 TL | 2024 itibarıyla 250.000 TL |
| Kuruluş Hızı | Hızlı (1-2 gün) | Orta (5-7 gün) | Yavaş (7-10 gün) |
| Ticari İtibar | Düşük | Yüksek | Çok Yüksek |
| Büyüme/Yatırım | Zor | Kolay | Çok Kolay (Halka arz imkanı) |
| Devir Kolaylığı | Zor (Tüm işletme devredilir) | Kolay (Hisse devri ile) | Kolay (Hisse devri ile) |
Tabloyu incelediğinizde, her seçeneğin kendi içinde bir mantığı olduğunu görebilirsiniz. Başlangıçta şahıs şirketiyle yola çıkmak finansal olarak en mantıklısı olabilir. Ancak büyüme hedefleriniz varsa, belli bir ciroya ulaştığınızda limited şirkete geçiş yapmayı en başından planlamak, uzun vadede en sağlıklı ve stratejik yaklaşım olacaktır.
Teorik karşılaştırmaları bir kenara bırakalım; doğru şirket türü seçimi tamamen sizin iş modelinize ve gelecek vizyonunuza bağlıdır. Her e-ticaret girişiminin dinamiği farklıdır. Stoksuz satış (dropshipping) yapan bir girişimcinin ihtiyaçlarıyla kendi markasını üretip satan bir KOBİ’nin öncelikleri elbette aynı olamaz. Bu yüzden en doğru kararı vermek için pratik senaryolar üzerinden ilerlemek en sağlıklısı.

Bu bölümde, farklı iş modellerine ve hedeflere göre e-ticaret için hangi şirket türü daha mantıklı, gelin somut örneklerle ele alalım. Kendi durumunuzu bu senaryolarla karşılaştırarak sizin için en uygun yasal yapıyı kolayca belirleyebilirsiniz.
Instagram, TikTok gibi platformlar üzerinden butik ürünler, el yapımı eşyalar ya da özel tasarımlar satan bir girişimci düşünelim. Bu kişinin öncelikleri nettir:
Bu senaryoda en ideal seçenek tartışmasız şahıs şirketidir. Kuruluşunun hem çok hızlı hem de düşük maliyetli olması, girişimcinin kısıtlı sermayesini doğrudan ürüne veya reklama yönlendirmesine imkân tanır. Kademeli gelir vergisi sistemi sayesinde, ilk başlarda limited şirketin sabit oranlı kurumlar vergisinden daha az vergi ödemesi de cabası.
Şimdi de iki veya daha fazla ortağın bir araya gelerek Trendyol, Hepsiburada gibi pazar yerlerinde aktif satış yapmayı ve zamanla kendi e-ticaret sitelerini kurmayı hedeflediği bir senaryo hayal edelim. Burada öncelikler artık farklılaşıyor:
İşte bu durumda en doğru tercih limited şirket (LTD) olacaktır. Limited şirket, ortaklık yapısını resmi bir ana sözleşme ile güvence altına alır. Sabit oranlı kurumlar vergisi, geliriniz arttıkça vergi yükünün öngörülebilir kalmasını sağlar. Ayrıca kurumsal kimliği sayesinde pazar yerleri ve ödeme sistemleriyle yapılan anlaşmalarda çok daha profesyonel bir imaj çizersiniz.
Önemli Ayrım: Ortaklı bir işe şahıs şirketi ile başlamak yasal olarak mümkün değildir. Şahıs şirketi tek kişiliktir. Ortaklık söz konusu olduğunda, sermaye şirketleri (LTD veya AŞ) zorunlu hale gelir. Bu, işin en başında verilmesi gereken kritik bir karardır.
Özgün bir e-ticaret platformu veya yüksek potansiyelli bir marka yaratan ve bu işi büyütmek için melek yatırımcı ya da risk sermayesi (VC) arayışında olan bir girişim düşünelim. Bu girişimin vizyonu sadece satış yapmak değil, aynı zamanda ölçeklenerek büyük bir teknoloji şirketine dönüşmek.
Bu vizyon için tek uygun yapı anonim şirkettir (AŞ). Yatırımcılar, hukuki altyapısı ve hisse devri kolaylığı nedeniyle neredeyse her zaman anonim şirketlere yatırım yapmayı tercih eder. AŞ yapısı, hisse senedi veya tahvil çıkarma gibi esnek finansman olanakları sunarak büyüme için gerekli sermayeye erişimi kolaylaştırır. Ayrıca, halka arz (borsaya açılma) gibi uzun vadeli hedefler için de tek yasal zemini anonim şirket sağlar.
Özetlemek gerekirse, her senaryo farklı bir şirket yapısını işaret ediyor:
Kendi iş modelinizi, ortaklık durumunuzu ve önümüzdeki 3-5 yıllık hedeflerinizi bu senaryolar ışığında değerlendirerek e-ticaret yolculuğunuz için en sağlam temeli atabilirsiniz.
E-ticaret dünyasına adım atarken doğru şirket yapısını seçmek, işin en teknik ama bir o kadar da kritik kısımlarından biri. Bu süreçte girişimcilerin zihnini kurcalayan, sürekli tekrar eden bazı kilit sorular var. Biz de bu bölümde en sık duyduğumuz sorulara teoriden uzak, tamamen pratik ve net yanıtlar vererek karar aşamanızı biraz daha aydınlatmak istedik.
Unutmayın, bu işin temelini doğru atmak sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda ileride karşınıza çıkabilecek baş ağrıtıcı sorunları en başından engellemenin en garantili yolu. Bu yüzden gelin, aklınızdaki soru işaretlerini birlikte giderelim ve işinizi sağlam temeller üzerine kuralım.
E-ticarete yeni adım atan hemen herkesin aklına ilk gelen soru belki de bu. Cevabı hiç tereddütsüz, net bir şekilde: Evet, zorunlusunuz. Türkiye’deki vergi mevzuatı bu konuda oldukça açık. İnternet üzerinden satış yaparak düzenli bir ticari gelir elde ediyorsanız, yasal bir işletme kurup vergi mükellefi olmanız şart.
Bu noktada satışlarınızın ne kadar olduğu ya da ne kadar kazandığınız bir şeyi değiştirmiyor. Yaptığınız ilk satışla birlikte yasal sorumluluğunuz başlıyor. “Esnaf muaflığı” gibi bazı özel durumlar kulağınıza çalınmış olabilir, ancak online platformlarda sürekli olarak yapılan satışlar bu istisnanın neredeyse her zaman dışında kalır.
Unutmayın: Şirket kurmadan satış yaptığınız tespit edilirse, vergi daireleri geriye dönük olarak ciddi vergi cezaları ve faizler uygulayabilir. Bu riski almaya hiç gerek yok. En basit yapı olan bir şahıs şirketiyle bile olsa, işin en başında yola yasal olarak çıkmak sizi her zaman korur.
Elbette! Özel sektörde maaşlı bir çalışan olmanız (yani 4A sigortalısı olmanız), kendi adınıza bir e-ticaret şirketi kurmanızın önünde hiçbir yasal engel teşkil etmez. Bu durum mevcut işinizi ya da sigortalılığınızı kesinlikle olumsuz etkilemez. Maaş aldığınız yerdeki SGK sigortalılığınız olduğu gibi devam eder.
Fakat burada dikkat etmeniz gereken birkaç kritik detay var:
Her durumda, bu sürece başlarken bir mali müşavirle konuşmak atacağınız en sağlıklı adımdır. Güncel mevzuata hakim bir profesyonel, vergi ve sigorta konularında sizi doğru yönlendirerek gelecekteki olası pürüzleri en başından engeller. Bu konuda daha derinlemesine bilgi edinmek isterseniz, vergi mükellefi olmak hakkında detaylı yazımıza göz atabilirsiniz; size çok daha geniş bir perspektif sunacaktır.
Kesinlikle evet. Hatta bu, e-ticaret ekosisteminde en sık gördüğümüz ve en mantıklı bulduğumuz büyüme stratejilerinden biri. İşinize küçük adımlarla başlarsınız, cironuz artar, belki bir ortak alma ihtiyacı doğar ya da kurumsal kimliğinizi daha güçlü bir zemine oturtmak istersiniz. İşte bu anlarda şahıs şirketi yapısı artık size dar gelmeye başlayabilir.
Böyle bir durumda, mevcut şahıs şirketinizi kapatıp sıfırdan bir limited şirket kurmak yerine, “tür değişikliği” denilen yasal bir işlemle doğrudan limited şirkete dönüşüm yapabilirsiniz. Bu yöntemin ciddi avantajları var:
Tür değişikliği süreci, ticaret sicili ve vergi dairesi gibi kurumlarda yürütülen teknik adımlar içerir. Bu yüzden bu işlemin tecrübeli bir mali müşavir eşliğinde yapılması hayati önem taşır. Sürecin doğru yönetilmesi sizi hem gereksiz zaman kaybından hem de olası yasal sorunlardan koruyacaktır.
E-ticaret girişiminize yasal bir kimlik kazandırırken profesyonel ve prestijli bir iş adresine mi ihtiyacınız var? Workon, sanal ofis çözümleriyle şirket kuruluşunuzu kolaylaştırırken, posta ve kargo yönetimi gibi hizmetlerle operasyonel yükünüzü hafifletir. İşletmenize kurumsal bir imaj kazandırmak ve başlangıç maliyetlerinizi düşürmek için https://www.workon.com.tr adresini ziyaret ederek size en uygun çözümü bulun.
Herhangi bir sorunuz varsa, bizimle iletişime geçebilirsiniz.




ya da
Formu doldurun, işinizi birlikte büyütelim!