Sanal Ofis Kiralama Hizmetine Özel %50 indirim fırsatı! Buraya Tıkla

Blog Single

İçindekiler

Dijital nomadlık dediğimiz şey aslında bir iş modelinden çok daha fazlası; temelinde özgürlük yatan bir yaşam tarzı. Belki de bir zamandır bilgisayarı kapatıp Boğaz’da suya girmeyi ya da Kapadokya’da dolaşmayı istiyorsunuz. İşte bu Dijital Nomad Türkiye Rehberi, bu hayali gerçeğe çevirmek için size bir yol gösterecek. Türkiye, değişik kültürü, hem Asya hem Avrupa’da bulunması ve uygun yaşam giderleriyle özgürlük arayanlar için iyi bir seçenek.

Neden yeni ofisiniz Türkiye olmalı?

Dijital göçebe, tek bir yerde kalmadan çalışır. Bu yaşam şekli sadece bir iş seçimi değil, aynı zamanda dünyada dolaşırken çalışmaya devam etme isteğini de gösteriyor. Türkiye, tam da bu noktada devreye giriyor. Doğu’nun havası ve Batı’nın canlılığı bir araya geliyor. Burada uzaktan çalışanlar için iyi bir ortam var. Ortam motive ediyor.

Bu rehberin amacı size sadece vize ya da bütçe gibi kuru bilgiler vermek değil. Türkiye’de dijital göçebe olarak iyi bir deneyim yaşamak için neleri bilmeniz gerektiğini net bir şekilde paylaşmak istiyoruz.

Küresel bir trend ve Türkiye’nin yeri

Uzaktan çalışma artık sadece bazen olan bir şey değil, birçok yerde sıradan hale geldi. Bu yüzden dijital göçebe topluluğu da hızla artıyor. Şimdi insanlar her yerde daha fazla seyahat ediyor. Türkiye, sağladığı kolaylıklarla dikkat çekiyor. Ülkenin eski binaları, canlı sosyal hayatı ve güçlü teknolojisi, farklı şeyler arayan gezginler için ülkeyi çok cazip yapıyor.

Dünya genelinde dijital göçebe sayısı 2023’te 35 milyondu. 2025’te bu sayı 50 milyonu geçecek gibi görünüyor. Bu grupta en çok serbest çalışanlar var. Oranları %41. Uzaktan çalışanlar %34 ile ikinci sırada.%25 ile girişimciler onları izliyor. Bu sayı Türkiye’nin artan dünya nüfusu için iyi bir fırsat sunduğunu ortaya koyuyor. (Bu konudaki dijital göçebe istatistikleri hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz)

Türkiye’nin sunduğu en büyük kozlardan biri, maliyet ve yaşam kalitesi arasındaki o tatlı denge. Avrupa’daki pek çok popüler rotaya kıyasla çok daha uygun bütçelerle yüksek bir yaşam standardı yakalamak burada gayet mümkün.

Türkiye’yi öne çıkaran faktörler

Türkiye dijital göçebeler için birkaç önemli sebepten dolayı çok uygun bir yer. Bu nedenler, işte ne kadar iyi çalıştığınızı ve hayattan ne kadar zevk aldığınızı direkt olarak etkiler.

  • Stratejik Konum: Asya ile Avrupa arasında olmak, farklı saatlerde çalışan ekiplerle kolayca iş birliği yapmayı sağlıyor. Aynı zamanda diğer ülkelere seyahat etmek için de harika bir başlangıç noktası.
  • Yaşam Maliyetleri: Dövizle gelir elde eden biri için, konaklama, yemek ve ulaşım gibi temel harcamaların bu kadar düşük olması şaşırtıcı gelebilir.
  • Esnek Ofis Çözümleri: Klasik bir ofiste çalışmak istemeyenler Türkiye’de daha uygun fiyatlı ve pratik ofis seçenekleri bulabilir. sanal ofis gibi çözümler, size yasal bir iş adresi veriyor ve resmi işleri çok kolay hale getiriyor.

Bu karar ağacı, dijital gezginlerin Türkiye’yi neden seçtiğini gösteriyor. Macera arayışı ve iş-yaşam dengesi gibi ana nedenleri ortaya koyuyor.

Dijital nomad Türkiye rehberi için Türkiye’yi öne çıkaran faktörleri gösteren infografik
Dijital nomad Türkiye rehberi kapsamında; bütçe dostu yaşam, iş-yaşam dengesi, kültürel zenginlik ve macera olanaklarını öne çıkaran görsel anlatım.

Görsel, Türkiye’nin kültürü sevenler ve uygun fiyatlı bir hayat arayanlar için güzel bir buluşma yeri olduğunu anlatıyor.

Türkiye için vize ve oturma izni süreçleri

Türkiye’de dijital göçebe olarak kalmayı düşünüyorsanız, önce yasal durumunuzu araştırın ve gerekli işlemleri tamamlayın. Vize ve oturma izni işleri ilk başta biraz karışık gelebilir. Fakat doğru bilgileri bulduktan sonra bu işleri rahatça yapabilirsiniz. Bizim amacımız, bu resmi işleri kolayca halletmek ve Türkiye’ye rahatça gelmenize yardımcı olmak.

Temel vize seçenekleri nelerdir?

Türkiye’ye giriş yaparken hangi ülkenin vatandaşı olduğunuz vize koşullarını değiştirir. Çoğu Avrupa ülkesi, Latin Amerika ve bazı Asya ülkelerinin vatandaşları için güzel bir haber var: Turistik amaçlarla Türkiye’ye vizesiz girebilir ve genelde 180 gün içinde 90 güne kadar kalabilirsiniz. Bu zaman, ülkeyi dolaşmak ve dijital göçebe yaşamını beğenip beğenmediğini görmek için iyi bir şans.

Ama planlarınız 90 günden uzunsa, bu süreyi geçmeden oturma iznine başvurmanız gerekir. Turist vizesiyle kalış süresini aşmak başınızı ağrıtabilir; yasal sorunlar ve para cezalarıyla karşılaşabilirsiniz. Bu yüzden uzun dönem planlarınızı en baştan sağlam yapmak en iyisi.

Turist vizesinden oturma iznine geçiş

Türkiye’de 90 günden uzun süre kalmak isteyen dijital göçebeler genellikle kısa süreli ikamet izni, yani oturma izni alır. Türkiye’de vize ya da vize muafiyet süresi bitmeden başvuru yapmanız gerekir.

Süreç genellikle online olarak Göç İdaresi Başkanlığı’nın e-ikamet sistemi üzerinden başlıyor. Başvurunuzu yaptıktan sonra, sistemin sizden istediği belgeleri toplayıp belirtilen tarihte ve saatte ilinizdeki Göç İdaresi ofisindeki randevunuza gitmeniz istenecek.

Çoğu zaman bu belgeler isteniyor:

  • Geçerli Pasaport: En az 6 ay daha geçerliliği olan pasaportunuzun aslı ve fotokopisi.
  • Biyometrik Fotoğraf: Son 6 ayda çekilmiş, beyaz fonlu 4 adet biyometrik fotoğraf.
  • Sağlık Sigortası: Türkiye sınırları içinde geçerli bir özel sağlık sigortası poliçesi.
  • Konaklama Kanıtı: Noter onaylı bir kira kontratı veya bir otelde kaldığınıza dair rezervasyon belgesi gibi.
  • Finansal Yeterlilik Kanıtı: Türkiye’de kalacağınız süre boyunca geçiminizi sağlayabileceğinizi gösteren bir banka hesap dökümü veya benzeri bir belge.

Dijital göçebeler için yeni dönem: Tech Visa

Türkiye, teknoloji sektöründe iş kurmak isteyen ve uzaktan çalışan insanları ülkeye çekmek için yeni yollar bulmaya çalışıyor. Bu adımların en heyecan vericisi de “Dijital Göçebe Vizesi” olarak bilinen ve resmi adı Tech Visa olan yeni program. Bu program, bazı yabancıların Türkiye’de daha uzun kalmasına ve çalışmasına yardımcı olmayı hedefliyor.

Türkiye, yeni Tech Visa programı sayesinde farklı ülkelerden yetenekli insanları ülkeye çekmek istiyor. Bu vize, teknoloji, yenilik ve yazılımda çalışan dijital göçebelerin işlerini daha kolay yapmak için hazırlandı.

Bu özel vizeye başvurmak için gerekenler genellikle şunlar:

  1. Yaş Sınırı: Genellikle 21 ile 55 yaş arasında olmanız bekleniyor.
  2. Gelir Kanıtı: Yurt dışındaki bir şirket için uzaktan çalıştığınızı ve düzenli bir geliriniz olduğunu kanıtlamanız lazım. Bu miktar genelde aylık 3.000 ABD Doları veya yıllık 36.000 ABD Doları olarak belirlenmiş durumda.
  3. Üniversite Diploması: Alanınızla ilgili bir üniversite diplomasına sahip olmanız gerekiyor.
  4. Uygun Ülke Vatandaşlığı: Başvurular şimdilik belirli ülke vatandaşları için geçerli. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD, Kanada ve Birleşik Krallık gibi ülkeler bu listede yer alıyor.

Başvuru süreci GoTürkiye web sitesi üzerinden online olarak başlatılıyor. Başvurunuz onaylandığında size özel bir “Digital Nomad Identification Certificate” veriliyor. Bu sertifika ile Türkiye’deki vize merkezlerine veya konsolosluklara başvurarak süreci tamamlayabiliyorsunuz. Kısacası bu yeni vize, dijital nomad’ların Türkiye’de yasal olarak kalmasının en modern ve pratik yolu.

Dijital nomadlar için en iyi şehirler ve yaşam maliyetleri

Türkiye, dijital gezginler için her şehirde yeni bir yer sunar. Her şehir kendi havasını ve deneyimini getirir. Vize ve diğer resmi işleri hallettikten sonra en güzel an, yaşayacağınız yeri seçmek. Bu seçim sizin nasıl yaşadığınıza, ne beklediğinize ve elbette ne kadar para ayırdığınıza bağlı. Hadi uzaktan çalışanlar için Türkiye’de en çok tercih edilen ve mantıklı şehirleri birlikte inceleyelim.

Dijital nomad Türkiye için İstanbul, İzmir, Antalya ve Ankara’yı temsil eden şehir manzaraları
Dijital nomad Türkiye rehberinde öne çıkan İstanbul, İzmir, Antalya ve Ankara şehirleri ile yaşam maliyetlerini yansıtan görsel.

İstanbul: dinamizm ve kaosun mükemmel uyumu

İstanbul iki kıtayı birleştiren, asla uyumayan, dinamik ve kozmopolit yapısıyla dijital nomadların her zaman ilk göz ağrısı. Hareketli bir şehirde yaşamak istiyorsanız, burada her köşede yeni bir şey bulabilirsiniz. Sosyal hayat da her zaman yoğundur. Burası tam size göre.

Elbette bu hareketliliğin bir bedeli var; yaşam maliyetleri diğer şehirlere göre hissedilir derecede yüksek. Kiralar, seçtiğiniz semte göre çok değişiyor.

  • Popüler Semtler: Cihangir, Balat, Karaköy ve Moda, sosyal yaşamın merkezinde yer alıyor. Bu semtlerde laptopla rahatça çalışılacak kafeler ve ortak çalışma alanları çok fazla.
  • Avantajları: Birçok insanla tanışırsın, değişik etkinliklere katılırsın, farklı yemekleri denersin ve genelde ulaşım kolay olur.
  • Dezavantajları: Burada yaşam pahalı. İnsan çok. Trafik de sorunlu.

İstanbul’da yaşamak, çalışmak ve kendini anlamak arasında iyi bir denge kurar. Bugün tarihi yarımadada bir kafede çalışırsın, yarın modern bir plazanın toplantı odasında oturursun.

Workon ile %50 indirim fırsatıyla sanal ofis kiralama banner görseli
Workon, sanal ofis hizmetlerinde %50 indirim fırsatı sunuyor.

İzmir: rahatlık ve modernliğin buluştuğu nokta

İzmir, Ege Denizi kıyısında yer alır. İstanbul çok kalabalık olduğu için İzmir, şehir hayatından kopmak istemeyen ama daha sakin bir yer arayanlar için güzel bir yerdir. Burada hayat daha yavaş, daha kolay ve daha insana uygun geçiyor. Özellikle yaz aylarında Çeşme ve Alaçatı gibi tatil cennetlerine olan yakınlığı da cabası.

İzmir’de yaşamak, İstanbul’a göre cebe daha az yük oluyor. Burada dijital göçebeler için en önemli şeylerden biri internet altyapısı. İnternet bağlantısı burada gayet iyi çalışıyor.

Araştırmalar, dijital göçebelerin bir yer seçerken düşük maliyet, sakin bir ortam, ılıman hava ve iyi internet bağlantısını önde tuttuğunu gösteriyor. Bu yüzden İzmir’in Türkiye’de en hızlı internete sahip şehirlerden biri olması şaşırtmaz. Dijital göçebeler ayda ortalama 905 dolar kazanıyor. Türkiye’de yaşam maliyeti düşük olduğu için Türkiye onlar için daha çekici hale geliyor. (Türkiye’deki dijital göçebe tercihleri üzerine yapılan araştırmayı buradan okuyabilirsiniz).

  • Popüler Semtler: Alsancak, Karşıyaka, Bostanlı ve Bornova, hem genç nüfusun hem de sosyal mekanların yoğunlaştığı cıvıl cıvıl bölgeler.
  • Avantajları: Yaşam ucuz, hayat sakin, internet hızlı, tatil yerleri yakın.
  • Dezavantajları: İstanbul’a bakınca, yabancılarla konuşmak burada biraz daha zor olabilir.

Antalya: güneş, deniz ve verimlilik

Hayalinizdeki iş ortamı palmiye ağaçları ve Akdeniz’in mavisi ile çalışmaksa, Antalya bunun için en iyi yer. Antalya, çoğu zaman güneşli havası, güzel doğası ve gezilecek yerleriyle hem çalışmak hem de tatil yapmak isteyen dijital göçebeler için çok iyi bir yer.

Konyaaltı ve Lara gibi yeni mahallelerde deniz hemen yanı başınızda olur. Şehirdeki konforu da yaşarsınız. Kaş ve Kalkan gibi daha küçük ve sessiz yerler, doğanın içinde sessiz bir çalışma ortamı veriyor.

Ankara: düzenli şehir hayatı ve stratejik konum

Ankara, deniz tatili isteyenlerin aklına hemen gelmez. Ama Ankara’nın şehir düzeni, sakinliği ve ortada olması insanlara birçok kolaylık sağlar. Ulaşım ağı son derece planlı ve Türkiye’nin dört bir yanına seyahat etmek için mükemmel bir başlangıç noktası.

Özellikle Tunalı Hilmi, Bahçelievler ve Çayyolu gibi semtler; kaliteli kafelerin, restoranların, sosyal mekanların ve coworking alanlarının kümelendiği bölgeler. İstanbul’da çok insan var. Sahil şehirleri biraz daha yavaş. Daha düzenli ve sessiz bir yerde çalışmak istersen, Ankara’yı seçebilirsin.

Popüler Şehirler İçin Aylık Ortalama Yaşam Maliyeti Karşılaştırması (EUR)

Doğru şehri seçme kararınıza yardımcı olmak için, dört büyük şehirdeki tek kişi için ortalama aylık yaşam maliyetlerini karşılaştıran bir tablo hazırladık. Bu sayılar, size sadece bir fikir sunar. Yaşam tarzınıza ve harcama şeklinize göre değişebilir.

Gider Kalemiİstanbul (€)İzmir (€)Antalya (€)Ankara (€)
Kira (1+1 Daire, Merkezde)550 – 800400 – 600450 – 650350 – 550
Yeme-İçme250 – 400200 – 300200 – 350200 – 300
Ulaşım50 – 8040 – 6040 – 7040 – 60
Diğer Giderler (Fatura, Eğlence vb.)150 – 250120 – 200120 – 220120 – 200
Tahmini Toplam Aylık Bütçe1000 – 1530760 – 1160810 – 1290710 – 1110

Bu tablo, şehirlerin hangisinin maddi olarak size daha uygun olduğunu görmenize yardımcı olur. Bütçenizi yaparken bu tabloyu rahatça kullanabilirsiniz. Kısacası, “en iyi şehir” yok; sadece “sana en uygun şehir” var.

Kesintisiz internet ve verimli çalışma alanları

Dijital göçebe, internet yoksa çalışamaz. Dalgıç oksijen tüpü olmadan suya giremez ya, dijital göçebe de internetsiz iş yapamaz. O olmadan çalışamazsınız ve bu hayatı devam ettiremezsiniz. Neyse ki Türkiye, bu önemli ihtiyacı karşılayan iyi bir altyapı sunuyor. Özellikle büyük şehirlerde hem evden hem de dışarıdan çalışırken sizi yarı yolda bırakmayacak bolca seçenek bulacaksınız.

Türkiye’de internet altyapısı, dijital göçebelerin yeni iş düzenine ayak uydurmasında büyük rol oynuyor. Ülke, bu yaşam tarzını seçen çalışanlara her gün daha fazla ilgi gösteriyor. 2025 başı itibarıyla Türkiye’de 77,3 milyon internet kullanıcısı var ve bu da toplam nüfusun %88,3’üne denk geliyor. Bu rakamlar bile ülkenin ne kadar “bağlantıda” olduğunun bir kanıtı. (Türkiye’nin 2025 dijital raporunu daha detaylı inceleyebilirsiniz).

Kesintisiz internet bağlantısına sahip, laptop ve modem bulunan modern ve verimli bir uzaktan çalışma alanı.
Güçlü internet altyapısı ve doğru çalışma alanı, uzaktan çalışanlar için verimliliğin temelini oluşturur.

Mobil bağlantı seçenekleri ve SIM kart alımı

Türkiye’ye geldiğinizde ilk olarak yerel bir SIM kart almak iyi olur. Bu adım ile hemen internete bağlanırsınız ve yurt dışı dolaşımında daha az ücret ödersiniz. Böylece bütçeniz rahatlar. Ülkede üç büyük mobil operatör var: Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom.

Bu operatörlerin hepsi, özellikle turistler ve kısa süreli ziyaretçiler düşünülerek hazırlanmış, bol internetli özel paketler sunuyor. Havalimanlarındaki veya şehir merkezlerindeki resmi bayilerine pasaportunuzla uğrayıp dakikalar içinde SIM kartınızı alabilirsiniz.

Tavsiye: Operatörler kampanyaları genelde sıkça değiştirir. Bayiye gitmeden önce web sitesine girin ya da uygulamayı açın. En son hoş geldin ya da turist paketlerine bakın. Hangi paket size uygun, bunu hızlıca görürsünüz.

Türkiye genelinde 4.5G teknolojisi oldukça yaygın ve büyük şehirlerin neredeyse her köşesinde sizi yüksek hızda internete bağlar. Bu yüzden bir kafede çalışınca ya da yolda bile bağlantı gider mi diye aklınıza gelmez. Mobil hızları daha iyi öğrenmek için 4.5G nedir ve 4G ile arasındaki farklar nelerdir başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Ev için internet ve fiber altyapısı

Eğer Türkiye maceranız biraz daha uzun soluklu olacaksa, kaldığınız yere sabit bir internet bağlatmak en akıllıcası olur. TurkNet, Superonline ve Türk Telekom, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde geniş bir fiber optik ağa sahip.

Fiber internet, hızlı indirme ve yükleme ile video buluşmaları, büyük dosya taşımaları ve internetten yaptığınız işler için iyi bir ortam sağlar. Kiralık dairenin bulunduğu binada hangi internet sağlayıcıların altyapısı olduğunu önceden kontrol etmek, başvuruyu daha hızlı tamamlamanızı sağlar.

Çalışma alanları: Coworking ofisler ve laptop dostu kafeler

Evde çalışmak bazen sıkıcı olabilir. Arada bir daha resmi bir yer isteyebilirsin. İşte tam bu noktada Türkiye’deki coworking alanları ve laptop dostu kafeler imdadınıza yetişiyor. İstanbul bu alanda tam bir cennet.

  • Coworking Alanları: Workon gibi zincirler, esnek üyelik modelleriyle en bilinen ve sevilen yerlerden. Bu mekanlar size hızla internete girme ve rahat masa sağlamakla kalmaz. Burada aynı şekilde düşünen başka profesyonellerle tanışabilir ve yeni bağlantılar kurabilirsiniz. Günlük, haftalık ya da aylık üyeliklerden hem size hem de bütçenize uyanı seçin. Bu tür yerlerde genellikle şunlar sizi bekler:
    • Yüksek hızlı Wi-Fi
    • Toplantı odaları
    • Sınırsız çay-kahve ikramı
    • Yazıcı, tarayıcı gibi ofis ekipmanları
    • Sosyalleşebileceğiniz etkinlikler ve atölyeler
  • Laptop Dostu Kafeler: Daha sakin bir yer istiyorsanız, Türkiye’de büyük şehirlerde bilgisayarla çalışabileceğiniz güzel kafeler var. Hem işinizi yaparsınız hem de ortamda vakit geçirebilirsiniz. Özellikle Cihangir (İstanbul), Alsancak (İzmir) ve Tunalı Hilmi (Ankara) gibi semtlerde bu tarz mekanları keşfe çıkabilirsiniz. Genelde priz bulmak kolay olur, ücretsiz kablosuz internet sunarlar ve iyi kahve verirler. Bu yüzden dijital göçebeler burada rahatça çalışır.

Kısaca, Türkiye’nin mobil ve ev internet ağı bir dijital göçebenin bütün ihtiyaçlarını karşılar. Profesyonel bir ortak çalışma alanında da olabilirsin, Boğaz’a bakan bir kafede de oturabilirsin, işler için gereken teknoloji her zaman yanında olur.

Finans ve sağlık konuları için pratik rehber

Türkiye’de dijital göçebe olarak kalacağınız zamanı rahat ve sorunsuz geçirmek için finans ve sağlık işlerini baştan düzgün ayarlamak iyi olur. Vize işini ve interneti hallettikten sonra, para konusunda ne yapacağınızı ve sağlığınızı nasıl koruyacağınızı da planlayın.

Bu adımları uygularsan, bir sorun olursa buna hazırlıklı olursun. Sonra yolculuğa daha güvenli devam edersin.

Workon ile %50 indirim fırsatıyla şirket kurma ve kuruluş desteği banner görseli
Workon, şirket kuruluş sürecinde %50 indirimli destek sağlıyor.

Türkiye’de banka hesabı açmak

Türkiye’de uzun süre kalacaksanız, bir banka hesabı açmak işleri çok kolay yapar. Kira ödemek, fatura yatırmak ya da marketten bir şeyler almak için çok kolay bir yol. Yabancılar için banka hesabı açmak artık çok zor değil ama yanında birkaç temel belge bulundurmak gerekiyor.

Her banka farklı belgeler isteyebilir ama genelde gereken belgeler şunlardır:

  • Potansiyel Vergi Kimlik Numarası: Pasaportunuzla vergi dairesine gidin, bu numarayı kısa sürede ve ücretsiz veriyorlar. Banka hesabı açmak için önce bu adımı atmak gerekir. Bu adım en önemli adımdır.
  • Geçerli Pasaport: Kimliğinizi doğrulamak için pasaportunuzun yanınızda olması elbette şart.
  • Adres Kanıtı: Türkiye’de yaşadığınız yeri gösteren bir belge. Adınıza düzenlenmiş bir elektrik, su faturası ya da mahalle muhtarından alacağınız basit bir ikametgah belgesi işinizi görecektir.

İş Bankası, Garanti BBVA ve Yapı Kredi gibi büyük ve yaygın bankalar, genellikle yabancılara hizmet verme konusunda daha tecrübelidir. Çoğu büyük şubelerinde İngilizce konuşan personele de rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Uluslararası para transferleri ve dijital çözümler

Dijital göçebeler genelde başka ülkelere para göndermekte hız ve düşük maliyet sorunu yaşar. Banka havalesi ile para göndermek, yani SWIFT transferi yapmak, genelde komisyon yüksek olduğu ve döviz kuru düşük olduğu için çok avantajlı olmaz.

Neyse ki, Wise (eski adıyla TransferWise) ve Revolut gibi yeni finans uygulamaları bu sorunu neredeyse çözüyor. Bu servisler, gerçek döviz kuru kullanır ve işlemler için açık bir ücret alır. Bu yüzden yurt dışına para göndermek daha az para tutar ve para hızlıca karşı tarafa gider. Türkiye’deki banka hesabınıza ya da doğrudan bir başkasının hesabına kolayca para gönderebilirsiniz.

Wise gibi platformlar, farklı ülkelerden gelir elde eden dijital göçebeler için işleri kolaylaştırır. Paranızı yönetmek kur farkı ve gizli masraflardan gelen kayıpları azaltır. Bütçeniz korunur.

Sağlık sigortası ve sağlık hizmetleri

Türkiye’de oturma iznine başvururken yabancılar için geçerli bir özel sağlık sigortası yaptırmak yasal bir zorunluluk. Bu sigorta, ülkede kaldığınız zaman size ana sağlık bakımı sunar. Allianz, AXA Sigorta ve Anadolu Sigorta gibi pek çok büyük şirket, yabancılar için kapsamlı sağlık sigortası poliçeleri veriyor.

Poliçenizi seçerken bu detaylara bakmak iyi olur:

  • Kapsam: Ayakta ve yatarak tedavi için sınırları mutlaka kontrol etmelisiniz.
  • Anlaşmalı Kurumlar: Sigortanızın hangi hastane ve kliniklerde geçerli olduğunu önceden öğrenin.
  • Fiyat: Fiyat değişir. Yaş etkiler. Poliçede neler varsa fiyat ona göre olur. Bu yüzden birkaç farklı şirketten teklif alarak karşılaştırma yapmak en mantıklısı.

Acil bir durumda ise Türkiye genelindeki özel ve devlet hastanelerinin acil servislerine her zaman başvurabilirsiniz. 112 Acil Çağrı Merkezi‘ni arayarak anında ambulans talep edebilirsiniz.

Dijital nomadlar için vergi durumu

Vergi, dijital göçebelerin en çok kafasının karıştığı konu. Türkiye’de bir takvim yılında 183 günden fazla kalırsanız, vergi mükellefi olabilirsiniz. Bu durum, Türkiye’de kazandığınız paradan vergi ödemeniz gerekebilir demek.

Ancak bu konu göründüğünden biraz daha karmaşık. Ülkeler arası çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ve sizin kişisel durumunuza bağlı olarak kurallar ciddi anlamda değişebilir. Türkiye’de daha uzun kalacaksanız, bir vergi danışmanı ya da mali müşavir ile konuşmak iyi olur. Böylece konu netleşir ve yanlış bir şey yapmazsınız. Ayrıca, genel bir fikir edinmek için Türkiye vergi oranları hakkındaki rehberimize göz atmanız, büyük resmi görmenize yardımcı olabilir.

Kültürel uyum ve günlük yaşam için pratik ipuçları

Türkiye’de dijital nomad olarak geçirdiğiniz zamanı özel yapan şey sadece iş için hazırlıklar değil. Burada asıl olan, ülkenin kültürünü öğrenmek, insanlarla iyi anlaşmak ve günlük düzene ayak uydurmak. İşte bu deneyimi çok daha derin ve anlamlı hale getirecek olan da bu. Teknik konuları geçtik. Şimdi burada yaşayan biri gibi hissetmenizi sağlayacak basit önerilere bakalım.

Türkiye’de günlük yaşama uyumu simgeleyen çay, simit ve Türk bayrağı eşliğinde misafirperverlik sahnesi
Türkiye’de günlük yaşam, misafirperverlik kültürü ve yerel alışkanlıklarla hızlı uyum sağlar.

Türk misafirperverliği ve sosyal görgü kuralları

Türkler misafirlerini ağırlamaya çok önem verir. Birinin evine gittiğinizde ya da bir dükkânda hemen çay getirirlerse bu normal. Çünkü çay vermek, samimi olmak için kolay bir yol. Böyle bir ikramı geri çevirmektense, kibarca almak ilişki için daha iyi olur.

İnsanlar arasında saygı olmadan, ilişkiler zorlaşır. Yaşça büyük olanlara saygı gösterilir, önce onlar düşünülür. Bir yere girince selam vermek ya da tanımadığınız birine gülümsemek her zaman iyi bir izlenim bırakır.

Pazarlık sanatı ve alışverişin keyfi

Kapalıçarşı’da ya da küçük mahalle dükkânlarında pazarlık yapmak alışverişin normal bir parçası. Bunu zorunlu bir şey olarak görmeyin. Bunu keyifli bir arkadaş buluşması olarak düşünün.

Pazarlık sırasında her zaman gülümseyin ve kibar olun. Süreci bir çekişme yerine tatlı bir anlaşma oyunu gibi düşünün. Ama unutmayın, büyük markaların mağazalarında, süpermarketlerde ya da fiyatın açıkça yazdığı yerlerde pazarlık olmaz.

Günlük hayatı kolaylaştıracak pratik bilgiler

Türkiye’deki günlük yaşamınıza hızla adapte olmanızı sağlayacak birkaç küçük ama hayat kurtaran bilgi var.

  • Ulaşım Kartları:  İstanbul’daysanız Istanbulkart, İzmir’deyseniz İzmirim Kart ve Ankara için Ankarakart edinmelisiniz. Bu kartlar ile metro, otobüs ve vapur gibi toplu taşıma araçlarına en ucuz ve kolay şekilde binebilirsiniz.
  • Taksi Uygulamaları: Taksiye binmeniz gerektiğinde şehirde BiTaksi ya da Uber uygulamasını kullanın. Bu sayede hem güvenli bir yolculuk yapar hem de ne kadar ödeyeceğinizi en baştan bilirsiniz.
  • Yerel Lezzetler: Büyük zincir restoranlara gitmeyin. Mahalledeki esnaf lokantalarına ya da ev yemekleri yapan yerlere gidin. Gerçek Türk mutfağının ruhunu ve lezzetini en iyi bu samimi mekânlarda yakalayabilirsiniz.

Birkaç temel Türkçe ifadeyle kapıları aralayın

Büyük şehirlerde pek çok kişi İngilizce bilse de birkaç temel Türkçe ifade öğrenmek, yerel halkla aranızdaki buzları anında eritecektir. Bu sihirli kelimelerle insanların yüzüne gerçek bir gülümseme koyun.

Merhaba – Günün her saati kullanabileceğiniz en temel selam. Birine teşekkür etmek için en iyi yol, teşekkür ederim demek. Lütfen – Bir ricada bulunurken cümlenize eklediğinizde harikalar yaratır. Kolay gelsin – Çalışan birine söylenen, iyi niyet dolu harika bir ifadedir. Esnaftan garsona, herkese söyleyebilirsiniz. Afiyet olsun, genelde yemek yerken ya da yemek bittikten sonra insanlara söylenen bir ifade. Sofraya bereket getirmesi için de söylerler. Hesap alabilir miyim lütfen? Restoranda hesabı istemek için en sade ve nazik yol bu.

Bu kısa ifadeler konuşmayı kolaylaştırır. Bunları kullanmak, bulunduğunuz yere ve insanlara değer verdiğinizi gösterir. Ortama uyum sağlamak istediğinizi anlatır. Emin olun, bu ufak bir çaba size yeni fırsatlar getirecek ve Türkiye’de geçirdiğiniz zamanı daha iyi hale getirecek.

Merak edilenler

Türkiye’ye dijital göçebe olarak gelme fikri aklınızda dönüp duruyorsa, yalnız değilsiniz. “Vize işini nasıl hallederim?”, “Aylık ne kadar giderim olur?”, “İngilizce yetiyor mu?”gibi soruların zihninizde belirmesi çok normal.

Hadi, bu en temel sorulara beraber açık ve kolay cevaplar verelim. Türkiye maceranıza sağlam bir adımla başlamanız için en çok merak edilen konuları masaya yatırdık.

Türkiye’nin yeni Dijital Göçebe Vizesi’ne nasıl başvuruluyor?

Türkiye, teknoloji alanında çalışanlar ve uzaktan çalışanlar için süreci basitleştiren bir Dijital Göçebe Vizesi veriyor. Başvurunun ilk adımı genellikle online atılıyor.

Bunun için GoTürkiye’nin resmi portalını kullanmanız gerekiyor.

Başvuru yaparken genelde bu belgeleri isterler:

  • Geçerliliği devam eden bir pasaport
  • Aylık gelirinizin en az 3.000 USD olduğunu gösteren resmi belgeler
  • Türkiye’de geçerli bir sağlık sigortası poliçesi
  • Kalacağınız yeri gösteren bir belge (kira sözleşmesi, otel rezervasyonu gibi)

Online başvurunuz onaylandığında size bir sertifika veriliyor. Bu sertifikayla birlikte ülkenizdeki Türk konsolosluğuna giderek vize işlemlerinizi tamamlıyorsunuz. Tabii ki en güncel ve kesin bilgiyi her zaman resmi kanallardan teyit etmekte fayda var.

Türkiye’de dijital göçebe olarak aylık ortalama ne kadar harcarım?

Bu sorunun yanıtı yaşadığınız şehre ve nasıl bir hayat seçtiğinize göre değişir. Bazı kişiler sessiz bir yaşamı ister. Bazı kişiler büyük şehrin hareketini seçer. Yine de genel bir fikir vermesi açısından şöyle bir bütçe aralığı düşünebilirsiniz:

  • İstanbul: Dinamik, kozmopolit ve haliyle daha pahalı. Her ay kira, yol, yemek ve dışarı çıkmak için 1000 ile 1500 Euro ayırmak rahat yaşamak için yeterlidir.
  • İzmir veya Antalya: Bu şehirlerde hayat İstanbul’a kıyasla daha uygun. Aylık 700-1200 Euro aralığında bir bütçeyle oldukça rahat bir yaşam sürebilirsiniz.

Bu rakamlar genellikle kira, fatura, yemek ve eğlenceye harcanan ortalama parayı gösterir.

İngilizce bilerek Türkiye’de rahat yaşanır mı?

Kesinlikle evet. İstanbul, İzmir ve Antalya’da, merkezi yerlerde ya da turistik noktalarda İngilizce ile kolayca iletişim kurabilirsiniz. Gençlerin gittiği popüler mekanlarda da İngilizce anlaşılır.

Kafelerde, restoranlarda ve ortak çalışma alanlarında dil sorunu yaşama şansı pek yok. Ama resmi dairelerde işiniz olduğunda ya da küçük bir yere gittiğinizde birkaç Türkçe kelime bilmek ya da çeviri uygulaması kullanmak hayatı çok kolaylaştırır.


Türkiye’de dijital göçebe olarak çalışırken işiniz için profesyonel bir imaj, yasal bir iş adresi ve posta veya kargo yönetimi gibi pratik çözümler mi arıyorsunuz?Workon, sanal ofis ve hazır ofis gibi farklı ihtiyaçlar için esnek ve modern çalışma alanları sağlar. Bizi ziyaret edin, çalışma şeklinizi birlikte tasarlayalım: workon.com.tr

Evet. Türkiye, teknoloji ve uzaktan çalışanlar için Tech Visa (Dijital Göçebe Vizesi) programını sunuyor. Belirli ülke vatandaşları başvurabiliyor.

Vizesiz giriş yapanlar genellikle 180 gün içinde 90 gün kalabilir. Daha uzun süreler için oturma izni veya Tech Visa gerekir.

Şehre göre değişir.İstanbul: 1000–1500 €İzmir \/ Antalya: 700–1200 € Genel olarak Avrupa’ya kıyasla daha ekonomiktir.

En çok tercih edilen şehirler İstanbul, İzmir, Antalya ve Ankara’dır. İnternet altyapısı, coworking alanları ve yaşam maliyetleri belirleyicidir.

Türkiye’de 183 günden fazla kalırsanız vergi mükellefi olabilirsiniz. Çifte vergilendirme anlaşmaları nedeniyle bir mali müşavirden destek alınması önerilir.

İletişim

Herhangi bir sorunuz varsa, bizimle iletişime geçebilirsiniz.

ya da

Biz Sizi Arayalım

Formu doldurun, işinizi birlikte büyütelim!