
Sanal ofis ücretleri, basit bir yasal adres paketi için aylık oldukça makul rakamlardan başlar ve işinize ekleyeceğiniz hizmetler veya seçeceğiniz prestijli konumlarla birlikte artar. Fiyatlandırma genellikle paketin içeriği, lokasyonun değeri ve sözleşme süresi gibi değişkenlere bağlıdır. Bu da aslında size bütçenize en uygun seçeneği bulma esnekliği tanır.
Sanal ofis arayışına girdiğinizde, karşınıza çıkan geniş fiyat yelpazesi ilk başta biraz kafa karıştırıcı olabilir. Bir tarafta inanılmaz uygun aylık teklifler görürken, diğer tarafta maliyetlerin belirgin şekilde arttığına şahit olursunuz. Peki neden? Çünkü “sanal ofis” dediğimiz şey tek bir kalıba sığan bir hizmet değil, farklı ihtiyaçlara göre şekillenen bir hizmetler bütünüdür.

Tıpkı araba alırken standart model ile full paket arasında ciddi bir fiyat farkı olması gibi, sanal ofislerde de sunulan imkanlar ücreti doğrudan etkiliyor. En temel paketler genellikle sadece yasal adres gösterme ve posta takibi gibi zorunlu ihtiyaçları karşılarken, daha kapsamlı paketler işinize gerçekten değer katacak ekstra hizmetlerle birlikte gelir.
Lokasyon, sanal ofis ücretlerindeki en kritik faktörlerden biridir. Düşünsenize, şirketinizin adresi olarak İstanbul’daki Levent veya Ataşehir gibi prestijli bir iş merkezini göstermek, markanıza anında bir kurumsal kimlik ve ciddiyet kazandırır. Bu tür popüler ve merkezi konumlar da doğal olarak daha yüksek bir fiyat etiketine sahip olur.
Bir işletmenin adresi, onun sessiz kartvizitidir. Prestijli bir konum, potansiyel müşteriler ve iş ortakları üzerinde güçlü bir ilk izlenim bırakır ve güvenilirliğinizi pekiştirir.
Sanal ofis paketleri, genellikle farklı hizmet seviyelerine göre tasarlanmıştır ve bu hizmetlerin çeşitliliği, maliyeti doğrudan şekillendirir. Temel ihtiyaçların ötesine geçen her ek hizmet, doğal olarak faturaya yansıyacaktır. Yaygın olarak sunulan hizmetler genellikle şunları içerir:
Piyasadaki çeşitliliği anlamak için 2024 verilerine baktığımızda, Türkiye’de sanal ofis fiyatlarının aylık 7,50 TL gibi sembolik rakamlardan başlayıp 1.500 TL‘ye kadar çıktığını görüyoruz. Bu devasa fark, sadece yasal bir adrese ihtiyacı olan bir freelancer ile düzenli müşteri görüşmesi yapan bir danışmanın ihtiyaçlarının ne kadar farklı olduğunun en net göstergesi.
Sanal ofislerin temel işlevleri ve size nasıl yardımcı olabileceği hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, sanal ofis nedir başlıklı yazımıza mutlaka göz atın.
Sanal ofis sağlayıcıları, farklı büyüklükteki firmaların ve taze girişimcilerin beklentilerine özel olarak tasarlanmış çeşitli paketler sunar. Bu durumu, farklı bedenlere göre dikilmiş takım elbiselere benzetebiliriz; her birinin hizmet ettiği amaç ve hitap ettiği bütçe farklıdır. Piyasayı şöyle bir gözden geçirdiğinizde karşınıza genellikle “Temel”, “Profesyonel” ve “Premium” gibi isimlendirmeler çıkacaktır.
Bu paketler arasındaki en temel ayrım, sundukları hizmetlerin kapsamı ve derinliğinde yatar. Sanal ofis ücretleri de tahmin edeceğiniz gibi, bu hizmet yelpazesinin genişliğine göre şekilleniyor. Doğru paketi seçmek, aslında gereksiz masraflardan kaçınarak bütçenizi en akıllıca şekilde kullanmak anlamına gelir.
Adından da anlaşılacağı gibi, genellikle en uygun fiyatlı seçenek olan temel paket, işin en temel gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanmıştır. Bu paket, genellikle yeni kurulmuş bir şahıs şirketi veya sadece resmi bir adrese ihtiyaç duyan bir freelancer için biçilmiş kaftandır.
Temel paketlerin içeriği çoğunlukla şunlarla sınırlıdır:
Bu paket, henüz fiziksel bir ofise veya ekstra hizmetlere ihtiyacı olmayan, operasyonlarını tamamen dijital dünyada yürütenler için mükemmel bir başlangıç noktasıdır.
İşletmeniz biraz palazlanmaya başladığında ve müşteri etkileşimleriniz arttığında, temel paket artık yetersiz kalabilir. İşte tam bu noktada profesyonel paketler sahneye çıkıyor. Bu paketler, temel hizmetlerin üzerine işinize daha kurumsal bir hava katacak önemli ekstralar koyar.
Bu paketlerde genellikle yasal adres ve posta takibinin yanı sıra, şirket adına özel bir telefon hattı ve gelen çağrıların profesyonel bir ekip tarafından karşılandığı sekreterlik hizmeti de bulunur. Özellikle sürekli dışarıda olan veya toplantıdan toplantıya koşturan girişimciler için bu büyük bir lükstür, çünkü hiçbir önemli müşteri çağrısı havada kalmaz.

En dolu dolu hizmetleri sunan premium paketler ise sık sık misafir ağırlayan, ekip toplantıları düzenleyen veya esnek çalışma alanlarına ihtiyaç duyan işletmeler için düşünülmüştür. Bu paketler, sanal ofisin tüm dijital avantajlarını, fiziksel ofis olanaklarının konforuyla birleştirir.
Premium paket, işletmenize sadece bir adres değil, aynı zamanda prestijli bir çalışma ve buluşma noktası da sunar. Bu, iş görüşmelerinizde ve sunumlarınızda profesyonel imajınızı güçlendiren önemli bir yatırımdır.
Premium paketler genellikle diğer hizmetlere ek olarak şunları da içerir:
Bu paketler, hibrit çalışma modelini benimseyen veya esnekliğe en üst düzeyde önem veren şirketler için harika bir çözümdür.
Aşağıdaki tablo, sanal ofis paketlerinin sunduğu hizmetleri ve ortalama maliyet aralıklarını daha net görmenizi sağlayacak.
| Özellik | Temel Paket | Profesyonel Paket | Premium Paket |
|---|---|---|---|
| Yasal Adres Gösterimi | ✔️ | ✔️ | ✔️ |
| Posta ve Kargo Yönetimi | ✔️ | ✔️ | ✔️ |
| Telefon Hattı ve Sekreterlik | ❌ | ✔️ | ✔️ |
| Toplantı Odası Kullanımı | ❌ | Sınırlı | ✔️ |
| Ortak Çalışma Alanı Erişimi | ❌ | ❌ | ✔️ |
| Ortalama Aylık Ücret Aralığı | Düşük | Orta | Yüksek |
Tablo, farklı paketlerin içerdiği hizmetleri ve ortalama maliyetlerini özetleyerek karar verme sürecinizi kolaylaştırmayı amaçlıyor. Seçim yaparken, işletmenizin bugünkü ve yakın gelecekteki ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmanız en doğrusu olacaktır.
Aşağıdaki görsel, temel, standart ve premium sanal ofis paketlerinin aylık ortalama ücretlerini daha çarpıcı bir şekilde karşılaştırmanızı sağlayacak.

Görselden de anlaşılacağı gibi, eklenen her hizmet katmanı maliyeti bir miktar artırsa da, işletmenize kattığı değeri ve profesyonel imajı da aynı oranda yukarı taşıyor. Sunulan sanal ofis hizmetleri hakkında daha detaylı bilgi alarak hangi paketin sizin için en mantıklı yatırım olduğuna karar verebilirsiniz.
Sanal ofis ücretleri, tıpkı bir evin kirası gibi, bulunduğu şehrin ticari havasına ve rekabetin yoğunluğuna göre ciddi anlamda değişir. Şirketinizin adresi, aslında sizin kartvizitinizdir. Bu yüzden İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerdeki prestijli konumların maliyeti de doğal olarak daha yüksek oluyor. Bu şehirlerdeki fiyat dinamiklerini iyi anlamak, bütçenizle yaratmak istediğiniz marka imajı arasında o tatlı dengeyi yakalamanıza kesinlikle yardımcı olacaktır.
Türkiye’nin ekonomi merkezi olan İstanbul, haliyle en geniş fiyat aralığına ve en sıkı rekabete de ev sahipliği yapıyor. Şehrin neresinde olduğunuz, sanal ofis maliyetlerinizi doğrudan etkiliyor. Mesela, Levent ya da Maslak gibi dev şirketlerin kalbinin attığı bir adrese sahip olmak, markanıza anında bir prestij katacaktır. Ama diğer yandan, Ümraniye gibi daha dinamik ve gelişmekte olan iş merkezleri çok daha bütçe dostu, rekabetçi seçenekler sunabilir.
İstanbul’daki sanal ofis piyasası o kadar hareketli ki, bu durum girişimciler için hem büyük bir fırsat hem de biraz kafa karıştırıcı olabiliyor. Hizmet veren firma sayısının çokluğu, rekabeti ve hizmet çeşitliliğini artırıyor. Bu da demek oluyor ki, her bütçeye uygun bir çözüm bulmak mümkün. Fakat bu kadar çok seçenek arasında doğru kararı vermek de bir o kadar zorlaşabiliyor.
İstanbul’da bir sanal ofis seçmek, sadece bir adres kiralamaktan çok daha öte bir adımdır. Bu, şirketinizin hangi profesyonel çevrede yer alacağını belirleyen, marka algınızı doğrudan şekillendirecek stratejik bir karardır.
İstanbul özelinde yapılan analizler de bu durumu net bir şekilde gözler önüne seriyor. 2025 yılı verilerine göre, İstanbul’da sanal ofis fiyatları aylık 300 TL’den başlayıp 6.600 TL’ye kadar uzanan devasa bir yelpazede değişiyor. Bu fiyat çeşitliliğinin arkasındaki en büyük neden ise şehirde 104’ten fazla sanal ofis sağlayıcısının bulunması. Bu rakamlar bize konumun, ek hizmetlerin ve sözleşme süresinin maliyetler üzerindeki etkisini açıkça gösteriyor. Hatta bazı kullanıcıların aylık 400 TL altında bile harika fırsatlar yakalayabildiği görülüyor.
Ankara ve İzmir’e baktığımızda ise sanal ofis ücretleri genellikle İstanbul’a kıyasla daha makul seviyelerde seyrediyor. Başkent olması sebebiyle Ankara, özellikle kamu kurumlarıyla çalışan danışmanlık firmaları ve avukatlar için stratejik bir üs. Çankaya ve Söğütözü gibi bölgeler her zaman popüler olsa da fiyatlar genellikle İstanbul’daki zirve rakamlara ulaşmıyor.
İzmir ise Ege’nin ticaret merkezi olarak hem yeni nesil start-up’lar hem de serbest çalışanlar için çok dinamik bir ortam sunuyor. Bayraklı ve Konak gibi modern iş merkezlerinde bulunan sanal ofisler, ulaşılabilir maliyetlerle profesyonel bir imaj çizme fırsatı veriyor. Her iki şehirde de rekabet İstanbul kadar kızışmış olmasa da, kaliteli hizmet sunan birçok güvenilir firmayı rahatlıkla bulabilirsiniz. Farklı şehirlerdeki en iyi sanal ofis firmaları hakkında daha fazla bilgiye ulaşarak karşılaştırmalı bir değerlendirme yapmanızda fayda var.
Cazip görünen düşük aylık sanal ofis ücretleri, bazen buzdağının sadece görünen yüzü oluyor. Göz alıcı tekliflerin arkasına, sözleşmenin o minik puntolarına gizlenmiş ve bütçenizi hiç beklemediğiniz bir anda sarsabilecek ek maliyetler saklanabiliyor. Şeffaf bir anlaşma yapmak ve sürpriz faturalarla karşılaşmamak için imzayı atmadan önce her detayın üzerinden dikkatlice geçmek hayati önem taşıyor.

Bu durumu şuna benzetebiliriz: her şey dahil görünen ama sonradan içecekler için ekstra ücret isteyen o tatil paketleri. Başlangıçta ödediğiniz rakam kulağa hoş gelir, ama tatil bittiğinde toplam maliyetiniz beklediğinizin çok üzerine çıkabilir. İşte sanal ofis sözleşmelerinde de ilk bakışta fark edilmeyen ama ay sonunda faturanıza sinsice eklenen benzer kalemler olabilir.
Sözleşmenin derinliklerine dalmadan önce, nerelerde ekstra ücretlerin çıkabileceğini bilmek size masada büyük bir avantaj sağlar. Gözünüzden kaçmaması gereken en yaygın gizli maliyetler genellikle şunlardır:
Bu potansiyel maliyetleri önceden bilmek, hizmet sağlayıcılarla görüşürken doğru soruları sormanızı ve çok daha bilinçli bir karar vermenizi sağlar.
Sözleşme, sizin finansal güvencenizdir. Anlaşılmaz veya muğlak gelen her maddeyi, imzalamadan önce mutlaka açıklığa kavuşturun. Unutmayın, söz uçar yazı kalır.
Dikkat etmeniz gereken en kritik konulardan biri de stopaj vergisi. Çoğu zaman bu vergi kiracının, yani sizin sorumluluğunuzdadır. Ancak bir istisna var: Eğer hizmet aldığınız firma limited veya anonim şirket ise size KDV’li fatura keser ve bu durumda stopaj ödemezsiniz.
Fakat kiralama bir şahıs şirketinden yapılıyorsa, kira bedeli üzerinden %20 stopajı sizin ödemeniz gerekir. Bu küçücük detay, aylık maliyetinizi doğrudan etkiler ve sözleşmede mutlaka net bir şekilde belirtilmelidir. Anlaşma yaparken “Stopaj kiracıya mı aittir?” sorusunu sormak ve yanıtı yazılı olarak teyit etmek, sizi gelecekteki vergi sürprizlerinden koruyacaktır. Bu konuları en başta netleştirmek, uzun vadede sağlıklı bir iş ilişkisinin de temelini atar.

Her şirketin kendine özgü bir parmak izi vardır. Haliyle, tek bir sanal ofis çözümünün tüm işletmelerin ihtiyacını karşılaması beklenemez. Operasyonel yapınız, yasal statünüz ve günlük ihtiyaçlarınız, hangi sanal ofis paketinin sizin için bir maliyet kalemi, hangisinin akıllıca bir yatırım olacağını belirleyen en önemli faktörler. Doğru seçimi yapmak ise gereksiz harcamalardan kaçınıp bütçenizi en verimli şekilde kullanmak anlamına geliyor.

Şirketinizin yapısına en uygun paketi seçmek, tıpkı tatile çıkarken doğru aracı kiralamak gibidir. Tek başınıza bir kaçamak yapıyorsanız küçük ve ekonomik bir araba işinizi görürken, kalabalık bir aileyle yola çıkacaksanız geniş bir araca ihtiyacınız olur. Yanlış seçim yaparsanız, yolculuğunuz ya gereğinden pahalıya gelir ya da oldukça konforsuz geçer.
Genellikle tek kişi tarafından kurulan ve işlerini yürüten şahıs şirketleri ve freelancer’lar için en temel ihtiyaç, yasal bir iş adresidir. Bu grup için genellikle temel paketler en mantıklı seçenektir. Bu paketler, oldukça uygun sanal ofis ücretleri ile yasal adres gösterme ve posta takibi gibi zorunlu gereksinimleri fazlasıyla karşılar.
Bu durum, Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin dinamiklerini de açıkça gösteriyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre, 2024’ün sadece ilk çeyreğinde 4 bini aşkın şahıs şirketi kuruldu. Bu artış, özellikle sermayesi kısıtlı girişimciler için sanal ofis gibi maliyet-etkin çözümlere olan talebi doğrudan körüklüyor. Türkiye’deki sanal ofis hizmetlerinin gelişimini ve hangi sektörlerin daha çok tercih ettiğini Fortune Turkey’de yayınlanan bu yazıda daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.
Limited (Ltd.) ve anonim şirketler (A.Ş.) ise genellikle daha kurumsal bir yapıya ve imaja sahiptir. Bu tür şirketler sık sık müşteri ağırlar, iş ortaklarıyla toplantılar düzenler veya ekiplerini bir araya getirme ihtiyacı duyar. Dolayısıyla, sadece yasal bir adres onların beklentilerini karşılamayacaktır.
Kurumsal bir şirket için sanal ofis, sadece bir adres değil, aynı zamanda operasyonel esneklik ve profesyonel bir vitrin sunan stratejik bir araçtır.
Bu tür işletmeler için en uygun seçenekler profesyonel veya premium paketlerdir. Bu paketler genellikle şu gibi önemli avantajları beraberinde getirir:
Bu ek hizmetler, şirketin operasyonel verimliliğini artırırken, müşteriler ve iş ortakları nezdinde güvenilir bir imaj oluşturmasına ciddi anlamda yardımcı olur. Bu nedenle, daha yüksek sanal ofis ücretleri ödense bile, elde edilen fayda genellikle maliyetin çok ötesine geçer.
Sanal ofis dünyasına ilk adımı atarken, sanal ofis ücretleri konusunda aklınızda bir sürü soru birikmesi çok normal. “Şu maliyet dahil mi?”, “Ya vergisi ne olacak?” gibi düşüncelerle boğuşuyor olabilirsiniz. Amacımız, her girişimcinin aklına takılan bu ortak soruları net ve anlaşılır cevaplarla aydınlatmak, karar verme sürecinizi olabildiğince basitleştirmek.
Bu bölümde, sözleşmelerden vergilere, en iyi seçimi yapmaktan uzun vadeli tasarruflara kadar en çok merak edilen konuları masaya yatıracağız. Gelin, aklınızdaki tüm soru işaretlerini ortadan kaldıralım ve işletmeniz için en doğru, en bütçe dostu kararı güvenle vermenizi sağlayalım.
Sanal ofis kiralamalarında belki de en çok kafa karıştıran konu stopaj vergisi meselesi. Genel kural oldukça basit: Stopaj vergisini ödeme sorumluluğu, hizmeti alan kiracıya, yani size aittir. Fakat burada bilmeniz gereken çok kritik bir ayrım var.
Eğer sanal ofis hizmetini bir limited veya anonim şirketten alıyorsanız, işiniz kolay. Onlar size KDV dahil fatura keserler ve sizin ayrıca bir stopaj ödemesi yapmanıza gerek kalmaz. Ancak, hizmeti bir şahıs işletmesinden kiralıyorsanız, işte o zaman kira bedeli üzerinden %20 oranında stopajı sizin beyan edip ödemeniz gerekir.
Sözleşmeyi imzalamadan önce bu konuyu mutlaka netleştirin. Stopaj sorumluluğunun kime ait olduğunu yazılı olarak teyit ettirmek, sizi ileride beklenmedik bir vergi yükünden kurtarır.
Bu soruya cevabım net: Kesinlikle hayır. En düşük fiyatlı teklif, her zaman en akıllıca yatırım demek değildir. Genellikle piyasadaki en ucuz paketler, size sadece yasal bir adres gösterme hizmeti sunar. Bu, ilk bakışta bütçeniz için harika görünse de işletmenizin gelecekteki ihtiyaçları karşısında yetersiz kalabilir.
Burada kilit nokta, fiyat-performans dengesini doğru kurmak. Bugün belki ihtiyacınız yok ama ya yarın önemli bir müşteriyle yüz yüze görüşmeniz gerekirse? Ya da şirket telefonlarınıza profesyonel bir sekreterin bakmasını isterseniz? Bu yüzden karar verirken şunları da hesaba katmalısınız:
Kararınızı verirken sadece bugünü değil, işletmenizin altı ay veya bir yıl sonra nerede olabileceğini de düşünün. Bu stratejik bakış açısı, sizi doğru seçime götürecektir.
Evet, hem de önemli ölçüde! Çoğu sanal ofis sağlayıcısı, 6 veya 12 aylık peşin ödemelerde gerçekten cazip indirimler yapar. Bu indirimler, aylık ödeme planına kıyasla toplam maliyetinizden %10 ila %25 arasında bir tasarruf etmenizi sağlayabilir.
Eğer nakit akışınız uygunsa ve uzun vadeli bir planınız varsa, bu oldukça akıllıca bir finansal hamledir. Yıllık anlaşma yapmak sadece cebinizi korumakla kalmaz, aynı zamanda yıl içinde gelebilecek olası fiyat artışlarından da sizi korur. Bu da bütçenizi daha öngörülebilir hale getirir. Sağlayıcınızla görüşürken uzun dönemli ödeme indirimlerini ve kampanyaları sormayı sakın unutmayın.
Bu sorunun cevabı, tamamen seçtiğiniz paketin içeriğine bağlı. Genellikle en temel paketler sadece yasal adresi kapsar ve bunun dışındaki her hizmet için ek ücretlendirme yapılır. Örneğin, ayda bir kez toplantı odası kullanmak veya sekreterlik hizmeti almak isterseniz, bu hizmetler faturanıza ek maliyet olarak yansır.
Daha kapsamlı olan profesyonel veya premium paketler ise bu hizmetlerin bir kısmını (örneğin aylık belirli bir saat toplantı odası kullanımı gibi) pakete dahil eder. Anlaşma yapmadan önce hangi hizmetlerin paketinize dahil olduğunu, hangilerinin “kullandıkça öde” modeliyle ücretlendirildiğini net bir şekilde öğrenmelisiniz. Bu basit adım, ay sonunda sürpriz faturalarla karşılaşma riskinizi tamamen ortadan kaldırır.
İşletmenizin ihtiyaçlarına en uygun, esnek ve prestijli sanal ofis çözümleriyle tanışmak için Workon’un sunduğu avantajlı paketleri keşfedin. Bütçenizi zorlamadan profesyonel bir başlangıç yapmak için https://www.workon.com.tr adresini ziyaret ederek size özel teklifleri inceleyebilirsiniz.
Herhangi bir sorunuz varsa, bizimle iletişime geçebilirsiniz.




ya da
Formu doldurun, işinizi birlikte büyütelim!