
Limited şirketlerde müdür ataması, sadece kağıt üzerinde yapılan bir işlem değildir. Bu karar, şirketin hukuki kaderini, mali sorumluluklarını ve günlük işleyişini doğrudan etkiler. Atanan müdürün attığı her imza, şirket adına bağlayıcıdır ve çoğu durumda geri dönüşü yoktur. Bu nedenle limited şirkete müdür atama süreci, hem stratejik hem de hukuki açıdan son derece dikkatli yürütülmelidir.
Türkiye’de ticaretin merkezinde yer alan limited şirketlerde müdür seçimi genelde “hemen bitirilmesi gereken bir işlem” olarak düşünülür. Bu, yapılan en büyük hatalardan biri. Şirkete atanan biri, sadece isim olarak orada durmaz. Bütün yasal işler ve parayla ilgili yük tamamen bu kişinin sırtındadır.

Birçok girişimci için müdür atamak, sadece kanuni bir zorunluluk gibi görünüyor. Ama bu karar, şirketin günlük işleriyle devlet dairelerinde nasıl göründüğünü direkt etkiler.
Bu durumun ne kadar sık görüldüğünü görmek için sayılara bakmak yeter. Türkiye’de kurulan şirketlerin büyük çoğunluğu limited şirketlerden oluşmaktadır. Yıllara göre değişmekle birlikte limited şirketler, toplam şirket kuruluşlarının yaklaşık dörtte üçünü oluşturmaktadır. Konuyla ilgili daha fazla detayı şirket yapıları üzerine yapılan bu çalışmada bulabilirsiniz.
Bir uzman tavsiyesi: Müdür atama kararı almadan hemen önce, yetkilerinin sınırlarını çizen bir iç yönerge hazırlayın. “Şirketi her konuda tek başına temsil eder” gibi ucu açık bir yetki vermek yerine, belli bir tutarı aşan sözleşmeler veya kredi kullanımı gibi kritik işlemler için ikinci bir imza veya ortaklar kurulu onayı şartı koymak, gelecekte başınızı ağrıtacak pek çok riski en başından ortadan kaldırır. Birçok girişimci, bu kontrolü sağlamadan tam yetki verir ve bu bir hatadır.
Kısacası, limited şirketlerde müdür atamak için sadece noterde işlem yapmak ve ticaret siciline kayıt eklemek tek başına yeterli olmaz. Burada asıl yapılması gereken doğru kişiyi bulmak, yetkiyi açıkça göstermek ve şirketi risklere karşı korumak. Şirket kurma ve yönetme süreçleriyle ilgili daha fazla bilgi edinmek isterseniz, limited şirket nasıl kurulur rehberimize de mutlaka göz atın.
Limited şirkette müdür seçmek için iki ana yol bulunur. Her seçeneğin iyi ve kötü yanları var. Bu kararı verirken sadece bugün düşünülmemeli. Şirketin ileride ne yapacağı da önemli. Yanlış bir yol seçmek, ileride basit bir müdür değişikliğini bile pahalı ve zor yapabilir.
İki ana senaryo üzerinden ilerleyebilirsiniz: ya şirketi kurarken ana sözleşmeyle müdürü belirlersiniz ya da şirket faaliyete geçtikten sonra ortaklar kurulu kararıyla bu atamayı yaparsınız.
Bu yöntem genellikle işin en başında, yani şirket ilk kurulurken kullanılır. Kurucular, şirket ana sözleşmesini hazırlarken, müdür olacak kişinin kimlik bilgilerini (adı, soyadı, T.C. kimlik numarası gibi) doğrudan sözleşme metnine eklerler.
Bu yöntem kolay olduğu için en iyi tarafı bu. Tek bir hamleyle hem şirketi kurmuş hem de ilk müdürü atamış olursunuz. Ekstra bir karar alma veya tescil masrafı çıkmaz.
Fakat madalyonun bir de diğer yüzü var. Bu kolaylık zamanla baş ağrısına yol açabilir. İlerde bu müdürü değiştirmek isterseniz, bu artık basit bir atama olmaz. Bu işlem ana sözleşmeyi değiştirmek gibi olur. Ana sözleşmede değişiklik yapmak için önce notere gitmek gerekir. Sonra değişikliği ticaret siciline kaydetmek gerekir. Değişiklik ayrıca ilan edilmelidir. Bu yol, ortaklar kurulunun bir karar almasına göre daha fazla para ve uğraş ister.
Ben olsam ne yapardım? Kurucu ortaklardan biri şirketi uzun süre yönetecekse, ana sözleşmede bu atamayı yapmak iyi olur. Eğer yapınız sık değişiyorsa, yönetici değişikliği olasılığı yüksekse ya da ileride dışarıdan bir yönetici almak istiyorsanız, bu yolun esnekliğinizi azaltacağını unutmayın. Ben genellikle ikinci yöntemi öneririm.

Bu yolu pek çok kişi kullanır ve yapmak da kolaydır. Şirket kurulduktan sonra, ortaklar bir araya gelip bir ortaklar kurulu kararı alarak müdürü belirler. Müdür işten ayrıldığında, istifa ettiğinde ya da görevden alındığında da aynı yol izlenir.
Peki bu süreç nasıl işliyor?
Limited şirketlerde müdür atamanın hukuki çerçevesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 623-630. maddeleriyle çizilmiştir. Bu kanunla birlikte, müdürlüğün ortaklık sıfatına bağlı “özden organ” olma ilkesi terk edildi. Müdürlük artık ya ana sözleşme ile ya da ortaklar kurulu kararı ile seçilen bir birim haline geldi. Bu yasal düzenlemelerin detayları için Erdem & Erdem Hukuk Bürosu’nun bu makalesine göz atabilirsiniz.
Şirketiniz için en uygun müdür atama yolunu bulmanız için iki ana yöntemin iyi ve kötü yanlarını karşılaştırdık.
| Özellik | Ana Sözleşme ile Atama | Ortaklar Kurulu Kararı ile Atama |
|---|---|---|
| Zamanlama | Sadece şirket kuruluşunda yapılır. | Kuruluşta veya sonrasında her zaman yapılabilir. |
| Maliyet | Kuruluşta ek maliyeti yoktur. | Her atamada noter ve tescil masrafı oluşur. |
| Esneklik | Çok düşüktür. Müdür değişikliği ana sözleşme değişikliği gerektirir. | Çok yüksektir. Basit bir kararla müdür değiştirilebilir. |
| İşlem Yükü | İlk başta düşüktür. | Değişikliklerde daha düşüktür. |
| Kimler İçin Uygun? | Uzun süre aynı yöneticinin kalacağı, kurucu-ortak yapılar. | Dinamik, büyüme odaklı, profesyonel yönetici getirme potansiyeli olan şirketler. |
Kısacası, başta ana sözleşmeye atama yapmak işleri kolaylaştırır ama sonra rahat hareket edemeyebilirsiniz. Ortaklar kurulu kararı almak biraz zaman ve para harcatır ama şirket için ileride daha fazla özgürlük sağlar.
Teoriden çıkıp işe, yani pratiğe bakalım. Limited şirketinize müdür atama kararını aldınız, peki şimdi ne olacak?Bu kararı resmileştirmek aslında o kadar da zor değil. Adımları doğru atarsanız, tüm işlemler birkaç gün içinde tıkır tıkır işler.
Bu işin iki ana adımı var: Önce noter, sonra Ticaret Sicili. Bu adımlara bakarken, yolda karşımıza çıkabilecek ufak sorunları da düşüneceğiz.

İşlerin sorunsuz başlaması için doğru hazırlanmış bir ortaklar kurulu kararı gerekir. Bu belge, atamanın yasal dayanağını sağlar. En ufak bir eksiklik veya yanlış ifade, Ticaret Sicili Müdürlüğü’nden başvurunuzun dönmesine neden olabilir, bu da zaman ve para kaybı demek.
Notere gitmeden önce karar metnini tam olarak hazırlayın. Peki bu metinde ne olmalı?
Bu kararı tüm ortaklar (veya karar için yeterli çoğunluğu sağlayanlar) imzaladıktan sonra notere onaylatmanız gerekiyor.
Tecrübeyle Sabit Bir Tavsiye: Noterden karar örneği alacaksanız tescil işlemleri için en az iki tane asıl nüsha isteyin. Biri Ticaret Sicili’ne gidecek, diğeri şirketin kendi dosyasında kalacak. Bazen bankalar ya da başka bazı yerler de bu kararın aslına bakmak isteyebiliyor. Başta bir tane çıktı almak, sonra fazladan para harcamak zorunda bırakmaz ve zaman kaybı da olmaz.
Karar tamam, sıra yeni müdürde. Atanan kişinin herhangi bir notere giderek şirket unvanı altına atacağı imzayı içeren bir imza beyannamesi hazırlatması şart. Tescil işlemi için bu belge gerekiyor.
Eğer atadığınız kişi şirket ortağı değilse, bu kişinin görevi kabul ettiğine dair ıslak imzalı basit bir yazı (beyan) da almanız gerekiyor. Bu ufak bir ayrıntı ama önemli. Tescil sırasında çoğu kişi bunu atlar. Bu da işlemi yavaşlatır.
Artık elinizde noter onaylı karar ve yeni müdürün imza beyannamesi var. Ticaret Sicili’ne başvurmadan önce son kontrolü yapalım. Standart bir limited şirket müdür ataması için çantanızda şunlar olmalı:
Bu belgelerin en güncel listesi için bağlı olduğunuz Ticaret Odası’nın web sitesini kontrol etmek her zaman en sağlıklısıdır. Süreçlerin genel mantığını daha iyi anlamak için, daha önce hazırladığımız şirket kuruluşu için gerekli belgeler hakkındaki rehberimize de bir göz atabilirsiniz.
Evraklar hazırsa, son adım Merkezi Sicil Kayıt Sistemi üstünden internetten başvuru yapmak ve sonra belgeleri fiziksel olarak ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne vermektir. MERSİS işlemlerini genelde mali müşaviriniz sizin adınıza yürütür.
Başvurunuz onaylandıktan sonra, müdür değişikliği Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilir ve süreç resmen tamamlanır. Buradan sonra yeni müdürünüz, şirketi resmen temsil etmeye başlar.
İmzalar atıldı, tescil tamamlandı ve yeni müdür artık resmi olarak görevde. Peki, bu pozisyon tam olarak ne anlama geliyor?Müdürlük koltuğu, şirkette imza atmak ya da şirketi temsil etmekten fazlasını anlatıyor. Beraberinde son derece ciddi yasal yükümlülükler de getiriyor.

Bu sorumlulukların başında, şirketin üçüncü kişilere ve tabii ki devlete karşı olan borçları geliyor. Çünkü müdür, şirketin dışarıya dönük yüzü, yani yasal temsilcisidir.
İşte burası, pek çok yöneticinin ya bilmediği ya da göz ardı ettiği en kritik nokta. “Şirketin vergi borcu ödenmezse, bu borç müdürün şahsi mal varlığından tahsil edilebilir mi?”diye soruyorsanız, cevap maalesef net bir evet.
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun bu konuda çok açık: Şirketten alınamayan veya alınamayacağı belli olan kamu borçları (vergi, SGK primi, vergi cezaları gibi) için, şirketi temsil ve yönetme yetkisine sahip olan müdürlerin şahsi mal varlığına gidilebilir.
Bir uzman uyarısı: Bu işlerden kaçmak için “Ben bilmiyordum, o işlerle mali müşavir ilgileniyordu” demek sizi kurtarmaz. Kanun, müdür olarak sizin şirketin mali yükümlülüklerini bizzat takip ettiğinizi varsayar. Şirkete yeni başlayan bir müdür, vergi beyannamelerini ve Sosyal Güvenlik Kurumu bildirimlerini eksiksiz ve zamanında vermeye özen göstermeli. Bunlar şirket için çok önemli. Göreve başlarken geçmişe dönük bir mali durum tespiti istemek en doğal hakkınızdır.
Müdürün sorumlulukları sadece dış dünyaya karşı değil elbette. Aynı zamanda şirketin kendisine ve ortaklarına karşı da ciddi sorumlulukları var.
Ortaklar kurulu müdüre bir sınır koyar. Müdür bu sınırı aşarsa ya da görevini iyi yapmaz ve şirkete zarar verirse, bu zarardan kendisi sorumlu olur.
Diyelim ki ortaklar kurulu kararında “Değeri 500.000 TL üzerindeki tüm alımlar için kurul onayı gerekir” şeklinde bir yetki sınırı belirlendi. Müdür bu kuralı hiçe sayarak tek başına 1 milyon TL’lik bir makine alır ve bu yatırım şirketi zarara sokarsa, ortaklar bu zararın tazmini için doğrudan müdüre dava açabilir.

Şirket ortakları, müdürün yetkilerinden doğabilecek riskleri azaltmak için en başta bazı önlemler alabilir. Bu yol hem şirketi hem de iyi niyetli müdürü korur.
Unutmayın, müdür atama kararı tescil edilip ilan edildiği anda tüm bu sorumluluklar da resmen başlar. Kararların ilan edildiği Ticaret Sicil Gazetesi sorgulama işlemleri hakkında bilgi almak için detaylı rehberimize göz atarak süreci nasıl takip edebileceğinizi öğrenebilirsiniz. Kısacası, müdürlük pozisyonu büyük bir güç ama çok daha büyük bir sorumluluk demektir.
Bazen işte farklı yönlere gitmek gerekir. Bir müdürün süresi sona erdiğinde, istifa ettiğinde ya da ortaklar müdürü görevden aldığında, bu durumlar da en az atama kadar özen ister. Bu işleri düzgün yapmak gerek. Şirketin başında birisi olmalı. Yasal işleri de açıkça bir başkasına vermek lazım.
Karşımıza genellikle iki temel senaryo çıkar: Ya ortaklar kurulu müdürü görevden alır ya da müdür kendi kararıyla görevinden ayrılır. İki seçenek de kendi özel hukuk kurallarını içerir.
Limited bir şirkette müdürü görevden alma yetkisi, şirket ana sözleşmesinde başka bir madde yoksa, ortaklar kuruluna aittir. Çoğu zaman basit çoğunlukla alınacak bir karar yeterlidir. Burada önemli bir fark var: Görevden alma için geçerli bir neden olup olmaması.
Elbette müdür de kendi isteğiyle görevinden ayrılma kararı alabilir. Bunun için istifa niyetini şirkete yazılı olarak bildirmesi yeterlidir. Ne var ki, birçok yöneticinin atladığı ve sonradan başını ağrıtan kritik bir detay tam da burada gizli.
Tecrübeyle Sabit Uyarı: “İstifa ettim, bitti” demekle sorumluluk sona ermiyor. Müdür istifa ederse, bu karar müdürün kendi kararı olur. Fakat bu kararın Ticaret Sicili’ne yazılması ve geçerli olması gerekir. Tescil ve ilan bitene kadar istifa etseniz de şirkete karşı yasal temsil göreviniz resmi olarak sürer. Bu arada atılacak bir imza veya yapılacak bir işlem, hukuken hala sizi bağlayabilir.
İstifa eden müdür, şirketin tescil sürecini bilerek yavaşlattığını düşünürse, hukuki sorumluluğunun bittiğini belirlemek için mahkemeye başvurabilir.
Görevden alma ya da istifa fark etmez, şirketin başında her zaman bir yönetici olmalı. Bir gün bile yöneticisiz kalmak şirket için iyi olmaz. Aksi halde şirket kilitlenir; bankacılık işlemlerinden resmi beyanlara kadar hiçbir yasal işlemi yapamaz hale gelir.
Bu yüzden sahada en çok kullanılan ve en kolay yol, genel kurulda görevden alma ya da istifa kararı alınca, o kararla yeni bir müdür seçmektir.
Bu birleşik karar, süreci hem hızlandırır hem de güvenli hale getirir:
Limited şirketlerde müdür atamak ilk bakışta kolay gibi görünür ama işin içine girince birçok ayrıntı çıkar. Gelin, girişimciler ve şirket sahipleri en çok hangi soruları soruyor, işe yarayan açık cevaplar verelim.
Evet, kesinlikle. Türk Ticaret Kanunu bu konuda size tam bir esneklik tanıyor. Müdürün illa ki ortaklardan biri olması gibi bir zorunluluk yok; şirket dışından, konusunda uzman profesyonel birini de pekâlâ yönetici olarak görevlendirebilirsiniz. Bu yol, işe başlarken uzmanlara gerek olursa ya da ortaklar yönetimde yer almak istemezse iyi bir seçim olur.
Burada bilmeniz gereken bir şey var. Ortak olmayan birini seçerseniz, bu kişi görevi kabul ettiğini yazılı ve imzalı şekilde bildirmeli. Kanun böyle ister. Bu belge, ortaklar kurulu kararı ve yeni müdürün imza beyannamesi ile beraber Ticaret Sicili’ne sunulan dosyaların ana kısmını oluşturur.
Kanunen evet, bir müdürü “süresiz” olarak atamanızın önünde bir engel yok. Ancak işin pratiğine baktığımızda bunu genellikle tavsiye etmiyoruz. Neden mi?
Başarının anahtarı esneklik. Müdürün görev süresini 3 yıl ya da 5 yıl yapmak, şirket yönetimine ileride kolaylık sağlar. Süre sonunda müdürün performansı doğal bir şekilde masaya yatırılabilir ve “yola devam” veya “yeni bir isimle çalışma” kararı çok daha sancısız alınır.
Limited şirketlerde müdür, ister süreli ister süresiz atanmış olsun, ortaklar kurulu tarafından her zaman görevden alınabilir. Görevden alma kararı için geçerli bir sebep göstermek gerekmez. Ama müdürle ayrıca bir iş sözleşmesi varsa, geçerli bir sebep olmadan müdürü işten çıkarmak tazminat ödemek zorunda bırakabilir.
Elbette, şirketinize birden fazla müdür atayarak bir “müdürler kurulu” oluşturmanız mümkün. Böyle bir durumda en önemli şey, yetkileri nasıl paylaşacaklarını net şekilde söylemektir. Karşınıza iki temel model çıkar:
Karar metnine “Şirketi her durumda tek başına temsile…” ya da “Şirketi birlikte temsile…” gibi açık sözler eklemek, ilerde ortaya çıkacak yetki sorunlarının önüne geçer.
Bir müdür atama işi genelde üç ana giderden oluşur. Tabii bu rakamlar, işlem yaptığınız şehre (örneğin İstanbul ile Anadolu’da bir şehir arasında fark olabilir) ve çalıştığınız noterin ücret tarifesine göre değişiklik gösterebilir.
2026 yılı itibarıyla tüm bu adımlar için cebinizden çıkacak toplam tutar genellikle birkaç bin TL civarında olacaktır. En güncel rakamları öğrenmek için notere ve bağlı olduğunuz Ticaret Odasına sorun.
Şirketinizin kuruluşu, yönetimi ve ofis ihtiyaçları gibi tüm süreçlerde profesyonel ve prestijli çözümler arıyorsanız, Workon yanınızda. Sanal ofisten hazır ofise kadar sunduğumuz esnek çözümlerle işinizi büyütürken operasyonel yüklerinizi hafifletin. https://www.workon.com.tr adresini ziyaret ederek modern iş dünyasının gereksinimlerine uygun ofis çözümlerimizi keşfedin.
Herhangi bir sorunuz varsa, bizimle iletişime geçebilirsiniz.




ya da
Formu doldurun, işinizi birlikte büyütelim!